Blog

Ödeme Sistemleri Sözlüğü

Ödeme Sistemleri Sözlüğü

07 Ocak 2026

3D Secure

3D Secure, çevrimiçi alışverişlerde kart sahibinin kimliğini ikinci bir adımda doğrulatarak işlemi daha güvenli hâle getiren bir sistemdir. Ödeme sırasında banka, sizi ekstra bir doğrulama ekranına yönlendirir; bu aşamada genellikle tek kullanımlık bir şifreyle 3D doğrulama tamamlanır. Böylece, kart bilgileriniz bir şekilde ele geçirilse bile, sizden onay alınmadan işlem gerçekleşmez. Kısacası, 3D Secure güvenli ödeme deneyiminin temel taşlarından biridir. Visa ve Mastercard gibi büyük ödeme ağlarında yaygın olarak kullanılan bu çözüm, dolandırıcılık riskini azaltır, chargeback (ters ibraz) oranlarını düşürür ve kullanıcıların güvenini artırır. Yeni nesil 3D Secure 2.0 ise, mobil uygulamalar ve farklı cihazlarda da kesintisiz ve pratik bir deneyim sunmak için tasarlanmıştır. Sonuç olarak, 3D Secure artık e-ticaret siteleri, pazaryerleri ve abonelik ödemelerinde standart bir güvenlik katmanı olarak öne çıkıyor.

6493 Sayılı Kanun

Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun”, Türkiye’de ödeme sistemleri, ödeme hizmetleri, ödeme/elektronik para kuruluşlarının esaslarını belirler. Kanun; hesap işlemleri, para transferleri, kart kabul/ihraç, havale ve fatura aracılığı yanında ödeme emri başlatma ve hesap bilgisi gibi hizmetleri de “ödeme hizmeti” kapsamında tanımlar. “Ödeme hizmeti sağlayıcısı” olarak bankalar, ödeme kuruluşları, elektronik para kuruluşları ve PTT sayılır; diğer kişiler bu hizmetleri sunamaz. Elektronik para ihracı, bankalar/PTT ve yetkili e-para kuruluşları ile sınırlandırılmıştır. Kayıt/belgelerin ve bilgi sistemlerinin en az 10 yıl süreyle yurt içinde saklanması zorunludur (veri yerleşikliği). Ayrıca ödeme ve e-para kuruluşlarının TÖDEB’e (Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği) üye olması gerekir.

Açık Bankacılık

Açık bankacılık, müşterinin açık onayıyla bankalardaki hesap verilerine güvenli API’ler üzerinden erişim sağlayan bir sistemdir. Bu sayede, üçüncü taraf fintekler yeni ve farklı hizmetler sunabiliyor. Banka, müşteri ve yetkili hizmet sağlayıcı arasında veri paylaşımı kontrollü bir şekilde gerçekleşiyor; amaç ise kullanıcının finansal hayatını kolaylaştıran, şeffaf ve güvenli bir ekosistem oluşturmak. Bu yapı sayesinde, örneğin hesap bilgisi hizmeti veya ödeme emri başlatma gibi fonksiyonlarla, kullanıcılar tüm banka hesaplarını tek bir ekranda görebiliyor, akıllı bütçeleme yapabiliyor, kişiselleştirilmiş teklifler alabiliyor ve daha hızlı ödeme deneyimi yaşayabiliyorlar.

Güvenlik tarafında ise token tabanlı erişim, zaman sınırlı izinler ve güçlü kimlik doğrulama gibi prensipler ön plana çıkıyor. İşletmeler için açık bankacılık platformları; daha sorunsuz tahsilat süreçleri, abonelik veya tekrarlayan ödemeler ve veriyle zenginleşen müşteri deneyimi sunuyor. Kısacası, açık bankacılık bankalarla fintek girişimlerini aynı masada buluşturuyor ve yenilikçi finansal hizmetlerin önünü açıyor.

Adres Kayıt Sistemi

Adres Kayıt Sistemi (AKS), Türkiye’de yerleşim yeri ve diğer adres bilgilerinin elektronik ortamda standartlara uygun biçimde tutulması, güncellenmesi ve kullanılmasına yönelik çerçeve ve süreçler bütünüdür. Yönetmeliğin amacı, Türk vatandaşları ile belirli süre ikamet izni olan yabancıların adres kayıtlarının usul ve esaslarını belirlemektir. Dayanağı 25/04/2006 tarihli 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’dur. Sistemin işletilmesinde ulusal adres veri tabanı ile MERNİS entegrasyonu esastır; Veriler NVİ Genel Müdürlüğü (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri) tarafından merkezi olarak işletilir ve güncel tutulur. İçişleri Bakanlığı politika oluşturma, entegrasyon ve paylaşım işlemlerini yürütür; ilgili kurumlar koordinasyon ve veri paylaşımından sorumludur. Kurum ve kişiler, işlemlerinde MERNİS’teki adres bilgilerini esas alır; KPS’de adresi görülebilen kişilerden ayrıca “yerleşim yeri ve diğer adres belgesi” istenmez. Adres değişiklikleri beyanla yapılır ve belirlenen sürelerde bildirilir. Ayrıca bütün işlemlerde Resmî adres standardına uyum zorunludur.

Anonim Ön Ödemeli Kart

Anonim ön ödemeli kart, herhangi bir kişinin adına kayıtlı olmayan ve bir banka hesabına bağlı bulunmayan, taşıyana ait bir ödeme aracıdır. Yani, bu kartı kimin elinde bulunduruyorsa, o kişi kullanabilir. Kartın bakiyesi, içine yüklediğiniz tutarla sınırlıdır; kredi sağlamaz, borçlandırmaz. Alışveriş sırasında kart bilgileriyle ödeme yapılır.  Kimlik doğrulama gereklilikleri ürüne ve yasal düzenlemelere göre değişse de, kartın anonim olması nedeniyle, kartı elinde bulunduran kişi tüm sorumluluğu üstlenir. Bu yüzden, kartınızı kaybederseniz ya da çaldırırsanız, başkası tarafından kullanılma riski artar; bu nedenle kartınızı korumak oldukça önemlidir. Bununla birlikte, anonim  ön ödemeli kartlar nakit taşıma ihtiyacını azaltır, harcamalarınızı kontrol etmenize yardımcı olur ve özellikle hediye vermek ya da tek seferlik alışveriş yapmak gibi durumlarda pratik bir çözüm sunar. Kullanıcı, belirlediği limit dahilinde ister internetten ister mağazadan alışveriş yapabilir. Banka hesabı olmayanlar ya da kredi/banka kartı kullanmak istemeyenler için basit, erişilebilir ve güvenli bir ödeme alternatifi sağlar.

Api- Application Programing İnterfaces (API)

API, farklı yazılımların ortak kurallar üzerinden birbiriyle iletişim kurmasını sağlayan bir arayüzdür. Yani bir uygulama, başka bir uygulamanın sunduğu özelliklere “endpoint” adı verilen adresler üzerinden istek (request) gönderir; karşılığında genellikle JSON veya XML formatında bir yanıt (response) alır. En çok kullanılanlardan biri olan REST API’ler, HTTP metodları (GET, POST gibi) ve durum kodlarıyla çalışır. Güvenliği sağlamak için API anahtarı veya OAuth gibi kimlik doğrulama yöntemleri kullanılır; ayrıca oran sınırları (rate limit) ve sürümleme (versioning) gibi uygulamalar da sistemin istikrarlı çalışmasına yardımcı olur. Özellikle ödeme ve e-ticaret entegrasyonlarında API’ler, sanal POS, iade/iptal işlemleri, kart saklama, abonelik ve webhook tabanlı bildirim akışlarının temelini oluşturur. Geliştiriciler ise genellikle SDK’lar ve kapsamlı dokümantasyon sayesinde entegrasyon süreçlerini hızlandırır. Kısacası, API’ler sistemleri modüler, ölçeklenebilir ve güvenli bir şekilde birbirine bağlayan temel yapı taşlarıdır.

Aracı Kurum

Aracı kurumlar, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yetkilendirilen yatırım kuruluşlarıdır. Yatırımcıların hisse senedi, tahvil ve türev araçlar gibi sermaye piyasası ürünlerinde alım-satım işlemlerini gerçekleştirebilmeleri için aracılık hizmeti sunarlar. Ayrıca emir iletimi, işlem aracılığı, portföy aracılığı, saklama hizmetleri ve yatırım danışmanlığı gibi çeşitli sermaye piyasası faaliyetleri de yürütürler.
Hesap açılışı, saklama ve takas işlemleri için Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) ve Takasbank altyapıları kullanılır. Aracı kurumlar, yatırımcıların korunması amacıyla uygunluk ve yerindelik ilkeleri, risk bildirimleri, iç kontrol ve uyum süreçlerini mevzuat gereği uygulamakla yükümlüdür.
Aracı kurumların gelirleri; komisyonlar, aracılık hizmetleri ve sundukları ek hizmetler karşılığında alınan ücretlerden oluşur. Aracı kurumlar banka, ödeme kuruluşu veya elektronik para kuruluşu değildir; faaliyet alanları tamamen sermaye piyasaları ile sınırlıdır ve SPK denetimine tabidir.

Atm (Automated Teller Machine)

Türkiye’de ATM’ler (Automated Teller Machine), banka şubesine gitmeye gerek kalmadan günün her saati birçok işlemi yapabileceğiniz self-servis cihazlardır. En sık kullanılan işlemler arasında Türk Lirası olarak para çekme ve yatırma, bakiye ve ekstre görüntüleme, kart şifresi (PIN) işlemleri, fatura ve kurum ödemeleri, havale/EFT/FAST gibi para transferleri ve karttan karta gönderim yer alıyor. Çoğu ATM, EMV çipli kartları destekler ve TROY, Visa ya da Mastercard logolu kartlarla işlem yapabilirsiniz. Ayrıca, birçok bankanın ATM’sinde QR kod ile kartsız işlem yapma ve para çekip yatırma seçenekleri de mevcut. Ücretler ve günlük işlem limitleri ise bankaya ve kullandığınız karta göre değişiklik gösterebilir. BKM’nin Ortak ATM ağı sayesinde, başka bankaların kartlarıyla da işlem yapabilirsiniz; ancak bu tür işlemlerde ek ücret alınabilir. Bazı ATM’lerde dolar veya euro çekmek de mümkün. Güvenlik için PIN kodu, işlem ve günlük limitler, kart yutma özelliği, kamera ve anti-skimming donanımları ile yazılımsal kontroller kullanılır. Ön ödemeli kartlar ise yalnızca bakiyeleri kadar kullanılabilir. ATM’ler, banka şubelerindeki yoğunluğu azaltırken, yaygın saha kurulumu sayesinde hem şehirde hem de kırsal bölgelerde kolayca erişilebilir.

Avans

Avans, bir hizmet ya da ürün teslim edilmeden önce yapılan ön ödemedir. Bu ödeme türü, satın alma sürecinde hem alıcı hem de satıcı için güven oluşturmanın yanı sıra, özellikle e-ticaret, proje bazlı işler ve kurumsal anlaşmalarda oldukça yaygın bir şekilde kullanılır. Avans, işletmelerin nakit akışını düzenlemelerine yardımcı olurken, satıcıya da üretim veya hazırlık sürecine başlama fırsatı sunar. Düşünün ki, bir yazılım geliştirme projesi ya da büyük bir ürün siparişi veriyorsunuz. İşte burada avans ödemesi, anlaşmanın bir tür teminatı olarak devreye giriyor. Satıcı, üretime başlamadan önce belirlenen bir oranda avans alabiliyor. Bu yöntem, her iki tarafın risklerini azaltıyor ve sürecin daha düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlıyor. Avans tutarı genellikle sözleşmede belirleniyor ve kalan ödeme, teslimat sonrasında yapılıyor. Yani, hem alıcı hem de satıcı için işler daha güvenli ve planlı bir hale geliyor.

Banka Kartı (Debit Card)            

Banka kartı (debit card), vadesiz hesabınıza bağlı olarak çalışan ve hesabınızda ne kadar para varsa o kadar harcama ya da nakit çekim yapmanıza olanak tanıyan bir ödeme kartıdır. Kredi kartından farklı olarak, borçlandırmaz ya da ekstre oluşturmaz; yaptığınız harcamalar anında hesabınızdan düşer. Türkiye’de banka kartları, POS cihazlarında ve ATM’lerde EMV çip, PIN ve temassız ödeme özellikleriyle kullanılabilir. TROY, Visa ve Mastercard logoları en sık karşılaşılanlardır. Banka kartınızla mağazalarda ya da internet üzerinden alışveriş yapabilir, fatura ve kurum ödemelerinizi kolayca gerçekleştirebilirsiniz. Çoğu bankada internet alışverişleri için 3D Secure güvenlik sistemi de bulunur. Günlük para çekme ve harcama limitleri ise bankadan bankaya değişiklik gösterebilir. Kartınız kaybolur ya da çalınırsa, hemen bankanızı arayarak kartınızı iptal ettirmeniz çok önemli.18 yaş altı kullanıcılar ve öğrenciler için özel kart seçenekleri olduğu gibi, sanal kart alternatifleri de mevcut. Eğer bir banka hesabınız yoksa, ön ödemeli kartlar da pratik bir çözüm sunar.

Banknot

Banknotlar, bir ülkenin merkez bankası tarafından basılan ve resmî olarak ödeme aracı kabul edilen kâğıt paralardır. Üzerlerinde değer birimi, seri numarası, çeşitli güvenlik özellikleri ve imzalar yer alır. Metal paralara kıyasla, yüksek tutarlı ödemelerde banknotlar çok daha pratik bir çözüm sunar ve ekonomide dolaşımdaki para arzının önemli bir kısmını oluştururlar. Türkiye’de banknotların basımı ve denetimi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) aittir. Sahteciliği önlemek için banknotlarda filigran, hologram, güvenlik şeridi, mikro yazı ve özel mürekkep gibi gelişmiş teknolojiler kullanılır. Her ne kadar günümüzde dijital ödeme ve elektronik para sistemleri hızla yaygınlaşsa da, banknotlar hâlâ fiziksel alışverişlerin vazgeçilmez bir parçası olmaya devam ediyor. Örneğin, Morpara ekosisteminde sunulan elektronik para, banka kartı ve sanal POS çözümleri sayesinde artık yanınızda nakit taşımadan, güvenli ve kolay bir şekilde dijital ödeme yapabilirsiniz.

BDDK

BDDK, Türkiye’de bankacılık sektörünü düzenlemek, denetlemek ve finansal istikrarı sağlamak amacıyla kurulmuş bağımsız bir kamu kurumudur. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren BDDK; bankalar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri gibi kuruluşların lisanslama, birleşme, devralma ve tasfiye süreçlerini denetler. Ayrıca, sermaye yeterliliği, likidite oranları, kredi sınırları ve tüketici koruması gibi konularda standartlar belirler. Son yıllarda dijital bankacılık, uzaktan müşteri edinimi ve açık bankacılık gibi yeni finansal teknolojilerle ilgili düzenlemeleri de yürütmektedir. BDDK’nın aldığı kararlar, bankacılık sisteminin güvenli ve sürdürülebilir şekilde işlemesini amaçlar. Morpara ise, TCMB lisanslı bir elektronik para kuruluşu olarak BDDK’nın doğrudan denetim alanı dışında yer alır. Ancak, Morpara da BDDK’nın belirlediği finansal güvenlik ve tüketici koruma prensiplerine uygun şekilde faaliyet göstermektedir.

Bin (Bank Identification Number)

BIN (Banka Tanımlama Numarası), ödeme kartlarının ilk altı hanesinden oluşan ve kartın hangi banka ya da finans kuruluşu tarafından verildiğini gösteren bir numaradır. Bu numara sayesinde kartın türü (kredi, banka ya da ön ödemeli kart), ait olduğu ülke ve ödeme ağı (Visa, Mastercard, Troy gibi) kolayca belirlenebilir. POS cihazlarında ya da online alışverişlerde BIN, kart bilgilerinin doğrulanmasına yardımcı olur; böylece sahtecilik ve yanlış yönlendirme riskleri azalır. Türkiye’de BIN’lerin tahsisi ve yönetimi Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından yapılır. Son dönemdeki düzenlemelerle birlikte, bazı BIN blokları artık elektronik para kuruluşlarına da verilebiliyor. BIN kontrolü, işlemlerin güvenliğini artırırken, kart yönlendirme ve komisyon hesaplamalarında da önemli bir rol oynar. Morpara ise, ön ödemeli kart ve sanal POS ürünlerinde kendi BIN aralığını kullanarak işlem yapan bir elektronik para kuruluşudur. Bu sayede ödemeleri hızlı, güvenli ve doğru bir şekilde yönetebilmektedir.

Bitcoin

Bitcoin, merkezi bir otoriteye bağlı olmadan çalışan ve blokzincir (blockchain) teknolojisiyle üretilen ilk dijital para birimidir. 2009 yılında, Satoshi Nakamoto takma adını kullanan bir kişi ya da grup tarafından geliştirilmiştir. Bitcoin ağında yapılan işlemler, dünyanın dört bir yanındaki bilgisayarlar (node’lar) tarafından doğrulanır ve değiştirilemeyen bloklara kaydedilir. Her kullanıcı, dijital cüzdanındaki “açık anahtar” (public key) adresiyle kolayca Bitcoin gönderip alabilir. Bitcoin’in en dikkat çekici özelliklerinden biri de arzının sınırlı olmasıdır; toplamda üretilebilecek Bitcoin sayısı 21 milyon ile sınırlandırılmıştır. Yeni Bitcoin’ler ise “madencilik” (mining) adı verilen bir süreçle üretilir ve bu süreç aynı zamanda ağın güvenliğini de sağlar. Bugün Bitcoin, yatırım aracı, değer saklama yöntemi ve küresel para transferi için kullanılabiliyor. Ancak, fiyatının sık sık dalgalanması, düzenleyici çerçevenin tam olarak oturmamış olması ve bazı güvenlik riskleri nedeniyle oldukça yüksek bir dalgalanmaya sahip olduğunu da unutmamak gerekir.

Blockchain

Blockchain, verilerin merkezi bir otorite yerine birbirine bağlı bloklar halinde dağıtık bir yapıda saklandığı, güvenli ve değiştirilemez bir kayıt teknolojisi. Her blok, bir öncekine ait şifreli bilgileri içerdiği için, bu zincir yapısı sayesinde geriye dönük müdahale neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu özellik, blockchain’i dijital para, kripto varlıklar ve finansal işlemler için güvenilir bir altyapı haline getiriyor. Blockchain, işlemleri tek bir kurumun değil, ağdaki tüm katılımcıların doğruladığı bir sistem sunuyor. Bu sayede sahtecilik, veri kaybı ve manipülasyon riskleri minimuma iniyor. Akıllı kontratlar gibi ek özelliklerle e-ticaret, ödeme sistemleri ve tedarik zinciri operasyonları daha şeffaf ve otomatik bir hale geliyor. Özellikle finans sektörü için blockchain, hız, güven ve maliyet avantajı sağlayan modern bir dijital kayıt çözümü olarak öne çıkıyor." avans (advance payment) "Avans, bir hizmet ya da ürün teslim edilmeden önce yapılan ön ödemedir. Bu ödeme türü, satın alma sürecinde hem alıcı hem de satıcı için güven oluşturmanın yanı sıra, özellikle e-ticaret, proje bazlı işler ve kurumsal anlaşmalarda oldukça yaygın bir şekilde kullanılır. Avans, işletmelerin nakit akışını düzenlemelerine yardımcı olurken, satıcıya da üretim veya hazırlık sürecine başlama fırsatı sunar. Düşünün ki, bir yazılım geliştirme projesi ya da büyük bir ürün siparişi veriyorsunuz. İşte burada avans ödemesi, anlaşmanın bir tür teminatı olarak devreye giriyor. Satıcı, üretime başlamadan önce belirlenen bir oranda avans alabiliyor. Bu yöntem, her iki tarafın risklerini azaltıyor ve sürecin daha düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlıyor. Avans tutarı genellikle sözleşmede belirleniyor ve kalan ödeme, teslimat sonrasında yapılıyor. Yani, hem alıcı hem de satıcı için işler daha güvenli ve planlı bir hale geliyor.

Bloke - Ödeme Sistemlerinde Bloke Nedir?

Bloke, bir hesapta ya da kartta bulunan paranın, belirli bir süre veya koşul gerçekleşene kadar kullanılamaz hale getirilmesi anlamına gelir. Özellikle ödeme sistemlerinde bloke; güvenlik kontrolleri, şüpheli işlem incelemleri chargeback (ters ibraz) süreçleri, teminat gereksinimleri veya ön provizyon işlemleri nedeniyle uygulanabilir. Banka veya ödeme kuruluşu, şüpheli bir işlem tespit ettiğinde, iade talebi olduğunda, chargeback (ters ibraz) durumunda, teminat gerektiğinde ya da ön provizyon işlemlerinde hesaptaki parayı geçici olarak dondurabilir. Bu süreçte para aslında hesabınızdan çekilmez; sadece harcamaya veya çekmeye kapatılır. Bloke kaldırıldığında ise, tutar tekrar serbest bırakılır ve normal şekilde kullanılabilir. Örneğin, sanal POS işlemlerinde provizyon süresince bloke uygulanır; işlem onaylandığında ise para iş yerinin hesabına aktarılır. Benzer şekilde, ön ödemeli kartlarda bakiye dondurulabilir ya da kart kaybolduğunda güvenlik amacıyla bloke konulabilir.

Bono

Bono, bir borçlunun belirli bir tarihte, üzerinde yazılı tutarı ödeyeceğini taahhüt ettiği kıymetli evraktır. Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen bono, özellikle kısa vadeli finansman aracı olarak kullanılır. Borçlu (keşideci), alacaklıya (lehtar) belirli bir bedeli ödemeyi senet üzerinde taahhüt eder. Bono, belirli unsurları taşımak zorundadır: “bono” veya “emre muharrer senet” ibaresi, vade, düzenlenme yeri, bedel, alacaklı adı ve imza. Bu unsurlar yoksa belge bono niteliği kazanmaz. Bonolar; ticari işletmelerde nakit akışını düzenlemek, vadeli satışları güvenceye almak veya finansman sağlamak amacıyla sıkça kullanılır. Devletin çıkardığı hazine bonoları ise kamu finansmanı için ihraç edilen borçlanma senetleridir.

BSMV

BSMV, finansal işlemler üzerinden alınan dolaylı bir vergidir. Bankalar, sigorta şirketleri ve bazı finansal kuruluşların yaptığı işlemlerden elde ettikleri gelirler (faiz, komisyon, prim vb.) üzerinden hesaplanır. 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’na göre uygulanır ve oranı genellikle işlem türüne göre %5’tir; ancak bazı işlemlerde bu oran farklı olabilir. BSMV, doğrudan müşteriden değil, işlemi yapan kurum tarafından beyan edilip ödenir. Banka ve finans kuruluşları, tahsil ettikleri faiz veya hizmet bedeli üzerinden bu vergiyi hesaplar. Sigorta şirketlerinde ise poliçe primleri BSMV’ye tabidir. Elektronik para kuruluşları, BSMV mükellefi değildir; ancak işlem masraflarına dolaylı etkileri olabilir.

Card Not Present (Cnp) İşlem - Card Present (Cp) İşlem

Card Not Present (CNP), yani “kartın fiziksel olarak bulunmadığı” işlemler, kart bilgilerinin internet üzerinden veya başka bir sanal ortamda girilerek yapılan ödemeleri ifade eder. E-ticaret sitelerinde alışveriş yaparken, mobil uygulamalardan ödeme yaparken, abonelik sistemlerinde ya da telefonla ödeme gerçekleştirirken CNP işlemleri devreye girer. Bu tür ödemelerde genellikle kart numarası, son kullanma tarihi ve güvenlik kodu (CVV) bilgileri girilerek işlem tamamlanır. Güvenlik açısından, CNP işlemleri 3D Secure gibi ek kimlik doğrulama adımlarıyla korunur. Ancak, kart fiziksel olarak ortada olmadığı için, dolandırıcılık riski Card Present (CP) işlemlere göre daha yüksektir. Bu yüzden kart bilgilerinin güvenli bir şekilde saklanması örneğin tokenizasyon veya PCI DSS uyumu gibi yöntemlerle büyük önem taşır. Card Present (CP) işlemler ise kartın gerçekten elinizde olduğu, POS cihazına takıldığı, okutulduğu veya temassız olarak kullanıldığı durumları kapsar. Bu işlemlerde EMV çip, manyetik şerit ya da NFC teknolojisiyle kart doğrulaması yapılır. Kart sahibi fiziksel olarak orada bulunduğu için, CP işlemleri genellikle daha güvenli kabul edilir.

Cayma Hakkı Nedir?

Cayma hakkı, tüketicilere çevrim içi ya da uzaktan yaptıkları alışverişlerde, hiçbir gerekçe göstermeden ve ceza ödemeden belirli bir süre içinde alışverişten vazgeçme imkânı tanır. Türkiye’de bu süre, ürünün size teslim edildiği günden itibaren 14 gündür. Özellikle e-ticaret alışverişlerinde tüketiciyi korumak için getirilen bu hak sayesinde, örneğin internetten bir ürün aldığınızda, teslim aldıktan sonra 14 gün içinde ürünü iade edip paranızı geri alabilirsiniz. Kişiye özel üretilen, çabuk bozulan ya da hijyen açısından iadesi uygun olmayan ürünler, satıcının iade kabul etmediğini belirttiği ürünler, kullanılmış, yıpranmış ve iade şartlarını sağlamayan ürünlerde cayma hakkı geçerli olmuyor. Ayrıca, satıcının belirlediği koşullarda iade süresinin daha uzun olduğu durumlar da geçerli olabiliyor.

Chargeback (Ters İbraz)              

Chargeback, kartla yapılan bir ödemenin, kart sahibinin belirli nedenlerle harcamasını geri almak istemesi durumunda devreye giren bir süreçtir. Türkçede buna “ters ibraz” da denir. Örneğin, kart sahibi yetkisiz bir işlem yapıldığını fark ederse, aldığı ürün ya da hizmet teslim edilmezse veya yanlış bir tutar çekilirse, bankasına itiraz edebilir. Banka da bu itirazı kart kuruluşuna (Visa, Mastercard, Troy gibi) iletir ve işyerinden ya da ödeme kuruluşundan ilgili belgeleri ister. Yapılan inceleme sonucunda kart sahibi haklı bulunursa, harcanan tutar iade edilir. Ters ibraz, özellikle internetten yapılan alışverişlerde ve kartın fiziksel olarak kullanılmadığı işlemlerde (Card Not Present/CNP) sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu yüzden, işyerleri için önemli bir risk oluşturur. İşlemleri doğrulamak, 3D Secure kullanmak, fatura ve teslimat belgelerini saklamak gibi önlemler, chargeback ihtimalini azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca, işyerlerinin, kendilerinden istenen belgeleri belirli süreler içinde sunma zorunluluğu vardır; aksi halde haklarını kaybedebilirler.

CVV (Card Validation Value) / CID (Card İdentification Number)

CVV (Card Validation Value) ve CID (Card Identification Number), kartlı ödemelerde güvenliği sağlamak için kullanılan üç veya dört haneli sayılardır. CVV kodu genellikle Visa ve Mastercard kartlarının arka yüzündeki imza panelinde bulunurken, CID ise daha çok American Express kartlarında, kartın ön yüzünde yer alır. Bu kodlar, kartın gerçekten sizin elinizde olduğunu kanıtlamaya yardımcı olur ve özellikle çevrimiçi alışverişlerde ek bir kimlik doğrulama katmanı oluşturur. CVV veya CID bilgisi, kart numarasından ayrı olarak ve şifreli bir şekilde işlenir; hiçbir zaman veritabanlarında düz metin halinde saklanmaz. PCI DSS standartları gereği, işletmeler bu bilgileri kaydedemez veya saklayamaz. Bu güvenlik önlemi, 3D Secure gibi ek doğrulama yöntemleriyle birlikte kullanıldığında, sahtecilik ve yetkisiz kullanım riskini önemli ölçüde azaltır. Kısacası, kartınızın güvenliği için bu küçük kodlar büyük bir rol oynar.

Çapraz Satış Nedir?

Çapraz satış, bir müşteriye aldığı ürün ya da hizmetin yanında, ona uygun ek ürünler veya tamamlayıcı hizmetler önermenin bir yoludur. İngilizce’de “cross-selling” olarak bilinen bu strateji, hem satışları artırmak hem de müşteriye daha zengin bir alışveriş deneyimi sunmak için kullanılır. Mesela, bir e-ticaret sitesinden cep telefonu alan birine kılıf, ekran koruyucu ya da kulaklık önerilmesi çapraz satışa güzel bir örnektir. Finans sektöründe ise, bir banka müşterisine kredi kartı alırken yanında sigorta, otomatik ödeme ya da yatırım hesabı gibi ek hizmetler sunulması bu kapsama girer. Çapraz satışın işe yaraması için müşterinin ihtiyaçlarını iyi analiz etmek, önerileri kişiselleştirmek ve doğru zamanda sunmak çok önemlidir. Dijital kanallarda ise veri analitiği ve yapay zekâ destekli sistemler, bu süreci hem kolaylaştırır hem de daha etkili hale getirir.

Çerçeve Sözleşme

Çerçeve sözleşme, taraflar arasında birden fazla işlem ya da hizmet yapılacaksa, genel koşulları önceden belirleyen ve hazır olarak sunulan bir hukuki metindir. Özellikle finans, bankacılık, sigorta ve e-ticaret gibi alanlarda sıkça karşımıza çıkar. Bu sözleşme sayesinde, her işlem için ayrı ayrı sözleşme hazırlama derdi ortadan kalkar; işlemlerin hangi kurallara göre yürütüleceği baştan netleşmiş olur. Örneğin, bir ödeme kuruluşu ya da elektronik para hizmeti kullanıcısı, hesap açarken çerçeve sözleşmesini onayladığında, bundan sonraki tüm işlemler için genel hükümlere tabi olur. Çerçeve sözleşmeler; tarafların hak ve yükümlülüklerini, ücretlendirme esaslarını, işlem güvenliği ve gizlilikle ilgili hükümleri, ayrıca sözleşmenin sona ermesi ve olası anlaşmazlıkların nasıl çözüleceğini kapsar. Dijital hizmetlerde bu sözleşmeler genellikle elektronik ortamda onaylanır ve 6493 sayılı Kanun kapsamında yasal geçerliliğe sahiptir. Yani, internet üzerinden bir hizmete kaydolurken “Sözleşmeyi okudum, kabul ediyorum” kutucuğunu işaretlediğinizde, aslında bir çerçeve sözleşmesini kabul etmiş oluyorsunuz.

Dijital Banka ve Dijital Cüzdan

Dijital banka, fiziksel bir şubeye ihtiyaç duymadan, tamamen dijital kanallar üzerinden (örneğin mobil uygulama ya da web sitesi gibi) bankacılık hizmeti sunan bir finans kuruluşudur. Hesap açmaktan para transferine, kredi başvurusundan yatırım işlemlerine, kart yönetiminden müşteri desteğine kadar tüm işlemler uzaktan, kolayca halledilebilir. Dijital bankalar, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) yayımladığı dijital bankacılık yönetmeliği kapsamında lisans alarak faaliyet gösterirler. Düşük operasyon maliyetleri, 7/24 erişim imkânı ve kullanıcı dostu arayüzleriyle öne çıkarlar. Güvenlik ise güçlü kimlik doğrulama, şifreleme ve açık bankacılık altyapıları sayesinde sağlanır. Dijital bankalar, geleneksel bankacılığın hızını ve maliyet yapısını değiştirirken, bireysel ve KOBİ müşterilerine yenilikçi finansal çözümler sunar.

Dijital Lira

Dijital Lira, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından geliştirilen ve Türk Lirası’nın dijital hali olarak tasarlanan bir merkez bankası dijital parasıdır. Yani, kâğıt ya da madeni para gibi fiziksel bir karşılığı yok; tamamen elektronik ortamda, güvenli altyapılar üzerinden dolaşıma giriyor. Dijital Lira’nın en önemli farkı ise, mevcut elektronik para veya banka paralarından farklı olarak doğrudan TCMB tarafından ihraç edilmesi ve devlet güvencesiyle desteklenmesidir. Bu yeni para birimiyle amaçlanan şey, ödeme sistemlerinde işlemleri daha hızlı, daha düşük maliyetli ve hatta internet bağlantısı olmadan da yapılabilir hale getirmek. Ayrıca, finansal kapsayıcılığı artırmak da hedefler arasında. TCMB, 2021 yılında başlattığı Dijital Türk Lirası İşbirliği Platformu ile Ar-Ge ve test çalışmalarına devam ediyor. Dijital Lira, gelecekte hem bireysel hem de kurumsal ödemelerde kullanılabilecek; akıllı sözleşmeler ve dijital kimlik çözümleriyle entegre çalışabilecek bir altyapının temelini oluşturmayı hedefliyor.

Döviz - Döviz Hesabı

Döviz, bir ülkenin kendi para birimi dışında kalan yabancı paraları ifade eder. En çok kullanılan döviz türleri arasında Amerikan Doları (USD), Euro (EUR) ve İngiliz Sterlini (GBP) yer alır. Döviz, uluslararası ticarette, yatırımlarda ve finansal piyasalarda sıkça bir değer ölçüsü olarak kullanılır. Döviz kuru ise, bir ülkenin parasının başka bir ülkenin parası karşısındaki değerini gösterir ve bu değer; arz-talep dengesi, faiz oranları, enflasyon ve siyasi gelişmeler gibi birçok faktörden etkilenir. Türkiye’de döviz alım-satımı genellikle bankalar, döviz büroları ve yetkili elektronik para kuruluşları aracılığıyla yapılır. Tüm döviz işlemleri ise Merkez Bankası tarafından düzenlenir ve kayıt altına alınır.

Döviz - Döviz Kuru ve Uyarıları

Döviz kuru, bir ülkenin para biriminin başka bir ülkenin parasına karşı ne kadar değerli olduğunu gösteren orandır. Mesela, “1 ABD Doları = 45 TL” dediğimizde, aslında Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değerinden bahsediyoruz. Döviz kurları; arz ve talep dengesi, faiz oranları, enflasyon, dış ticaret hacmi ve politik gelişmeler gibi pek çok faktörden etkilenir. Serbest piyasa koşullarında, bu faktörler nedeniyle kurlar bazen günlük hatta saatlik olarak değişiklik gösterebilir. Türkiye’de döviz piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) aittir. TCMB, gerektiğinde para politikaları ve döviz rezervlerini kullanarak piyasaya müdahale edebilir ve böylece fiyat istikrarını sağlamaya çalışır.
Döviz kuru genellikle iki şekilde karşımıza çıkar: alış kuru (bankaların dövizi satın aldığı fiyat) ve satış kuru (bankaların dövizi sattığı fiyat).
Dikkat edilmesi gerekenler:

·        Döviz kurları sürekli değiştiği için, herhangi bir işlem yapmadan önce güncel kuru kontrol etmekte fayda var.

·        Kurlardaki aşırı dalgalanmalar, özellikle ithalat, ihracat yapanlar ya da döviz borcu olanlar için risk oluşturabilir.

·        Ayrıca, elektronik para ve ödeme sistemlerinde döviz işlemleri yasal düzenlemelerle sınırlı olabilir.

Döviz Transferi 

Döviz transferi, bir ülkeden başka bir ülkeye ya da aynı ülke içinde farklı hesaplar arasında yabancı para birimiyle para göndermek anlamına gelir. Bu işlemler için en çok kullanılan sistem SWIFT’tir (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication). SWIFT ağı sayesinde bankalar ve finans kuruluşları arasında para transferi güvenli bir şekilde gerçekleşir. Döviz transferleri genellikle USD, EUR veya GBP gibi para birimleriyle yapılır. Gönderim sırasında, alıcı ve gönderici bilgileri, IBAN veya SWIFT kodu, banka adı ve ülke bilgisi gibi detayların eksiksiz girilmesi gerekir. İşlemin süresi ise aracı bankalara ve ülkeler arasındaki farklara bağlı olarak birkaç saatten birkaç güne kadar değişebilir. Transfer ücretleri, seçtiğiniz döviz cinsine, çalıştığınız bankaya ve gönderim yöntemine göre farklılık gösterebilir. Ayrıca, döviz transferi yaparken kur farkı ve komisyon oranlarını da göz önünde bulundurmakta fayda var.

EAN Nedir?

EAN, yani “European Article Number” (Avrupa Ürün Numarası), ürünlerin tanımlanmasında kullanılan uluslararası bir barkod sistemidir. Her ürün, üreticisine ve türüne özel, benzersiz bir EAN kodu alır. Genellikle 13 haneli olan bu kod (EAN-13), ürün ambalajlarında barkod şeklinde yer alır. EAN kodları sayesinde ürünler; stok, satış ve lojistik sistemlerinde hızlı ve hatasız bir şekilde tanımlanabilir. Market kasalarında ya da e-ticaret sitelerinde, ürünün adı, fiyatı ve tedarikçi bilgisi bu kod sayesinde otomatik olarak ekrana gelir. EAN sistemi, dünya genelinde standardizasyon sağlayan GS1 organizasyonu tarafından yönetilir. Türkiye’de ise EAN kodları, GS1 Türkiye (TOBB) aracılığıyla firmalara verilir. E-ticaret, lojistik ve perakende sektörlerinde ürün yönetimini büyük ölçüde kolaylaştıran bu sistem, aynı zamanda veri bütünlüğü ve tedarik zinciri takibi açısından da oldukça önemlidir.

Elektronik Fon Transferi (EFT)

Elektronik Fon Transferi (EFT), farklı bankalar arasında Türk Lirası cinsinden para göndermenin en yaygın yoludur. Türkiye’de EFT sistemi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından yönetilir ve bankalar arasında paranın elektronik ortamda güvenli bir şekilde aktarılmasını sağlar. Ancak EFT işlemleri sadece iş günlerinde ve TCMB’nin belirlediği saatler içinde yapılabilir. Para göndermek isteyen kişi, alıcının IBAN’ını veya hesap numarasını girerek başka bir bankadaki hesaba para aktarır ve genellikle bu işlem birkaç dakika içinde tamamlanır. EFT, bazen havale ile karıştırılır; ancak havale, aynı bankadaki hesaplar arasında yapılan transferler için kullanılır. Bir de EFT’nin daha yeni ve hızlı bir versiyonu olan FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) sistemi var; FAST sayesinde artık 7 gün 24 saat para gönderebilmek mümkün. EFT işlemlerinde alınan ücretler ise bankadan bankaya değişiklik gösterir ve genellikle gönderilen tutara göre belirlenir.

Elektronik Para

Elektronik para, aslında cebinizde nakit taşımadan dijital ortamda ödeme yapmanızı sağlayan bir sistemdir. Paranız, elektronik olarak saklanır ve istediğiniz zaman kolayca harcayabilirsiniz. 6493 sayılı kanunla tanımlanan bu ödeme aracı; banka hesabınız, ön ödemeli kartınız ya da mobil cüzdanınız üzerinden kullanılabilir ve arkasında gerçek para (örneğin Türk Lirası) desteği bulunur. Elektronik para kuruluşları sayesinde hesabınıza bakiye yükleyebilir, alışveriş yapabilir ya da para transferi gerçekleştirebilirsiniz. Yatırdığınız paralar, bu kuruluşların koruma hesaplarında güvenle saklanır ve sizin adınıza korunur. Unutmayın, elektronik para bir kredi ya da mevduat aracı değildir; sadece ödeme yapmak için kullanılır. Bugünlerde e-ticaret sitelerinde, oyunlarda, toplu taşımada ve abonelik sistemlerinde oldukça yaygın olarak karşımıza çıkıyor.

Entegrasyon

Entegrasyon, farklı sistemlerin, yazılımların ya da süreçlerin birbiriyle sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlayan bir bağlantı sürecidir. Özellikle teknoloji ve finans dünyasında entegrasyon; veri paylaşımını, işlemlerin senkronize olmasını ve iş akışlarının otomatikleşmesini mümkün kılar. Mesela, bir e-ticaret sitesinin ödeme altyapısıyla API üzerinden entegre olması sayesinde, siparişten sonra ödemeler, faturalar ve stoklar otomatik olarak güncellenir. Ödeme sistemlerinde entegrasyon ise; sanal POS, ön ödemeli kart, fatura ödeme ve para transferi gibi çözümlerin, işletmelerin yazılımlarına güvenli bir şekilde bağlanmasını ifade eder. Bu süreçte API anahtarları, güvenlik sertifikaları (SSL, TLS) ve belirli veri standartları kullanılır. Doğru bir entegrasyon, hata riskini azaltır, işlemleri hızlandırır ve kullanıcı deneyimini çok daha iyi hale getirir.

E-şirket

E-şirket, kuruluşundan yönetimine ve günlük işleyişine kadar pek çok süreci dijital ortamda yürüten modern bir şirket modelidir. Elektronik imza, dijital belge yönetimi ve çevrim içi ticari işlemler sayesinde, geleneksel ofis ve kâğıt işlerinin yerini tamamen dijital bir yapı alıyor. Türkiye’de e-şirket kavramı özellikle MERSİS (Merkezi Sicil Kayıt Sistemi) üzerinden yapılan çevrim içi şirket kuruluşları, e-imza, e-fatura, e-defter ve e-arşiv uygulamalarıyla öne çıkıyor. E-şirket yapısı, hem maliyetleri düşürür hem de zamandan tasarruf sağlar; ayrıca operasyonel süreçleri daha şeffaf hale getirir. Vergi beyannameleri, bordrolar ve ticaret sicili işlemleri gibi pek çok iş, artık dijital platformlar üzerinden kolayca yönetilebiliyor. Özellikle e-ticaret yapan işletmeler için, e-şirket altyapısı çevrim içi satış kanallarıyla entegrasyonu da oldukça pratik hale getiriyor. Kısacası, e-şirketler iş dünyasını daha hızlı, verimli ve dijital bir noktaya taşıyor.

E-ticaret

E-ticaret, yani elektronik ticaret, ürün veya hizmetlerin internet üzerinden alınıp satılması anlamına geliyor. Bu işlemler; web siteleri, mobil uygulamalar, sosyal medya platformları ya da çevrimiçi pazar yerleri aracılığıyla gerçekleşiyor. E-ticaret; bireyden tüketiciye (B2C), işletmeden işletmeye (B2B) veya tüketiciden tüketiciye (C2C) gibi farklı modellerde faaliyet gösterebiliyor. Kredi kartı, banka kartı, dijital cüzdan ve kapıda ödeme gibi pek çok ödeme seçeneği de kullanıcıların işini kolaylaştırıyor. E-ticaretin en büyük avantajları arasında 7 gün 24 saat erişim imkânı, düşük işletme maliyetleri, geniş bir müşteri kitlesine ulaşabilme ve veri odaklı pazarlama fırsatları yer alıyor. Tabii, başarılı bir e-ticaret süreci için güvenli bir altyapı, SSL sertifikası, sanal POS entegrasyonu, stok takibi ve müşteri deneyimi yönetimi gibi unsurların da göz ardı edilmemesi gerekiyor. Türkiye’de ise e-ticaret faaliyetleri, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yürütülüyor.

FAAS (Function As A Service / Serverless Computing - Hizmet Olarak İşlev)

FaaS, yani “Function as a Service” (Hizmet Olarak Fonksiyon), sunucusuz (serverless) bulut bilişim modelini tanımlar. Bu model sayesinde geliştiriciler, altyapı yönetimiyle uğraşmak zorunda kalmadan sadece ihtiyaç duydukları fonksiyonları yazar ve çalıştırır. Uygulama, bir kullanıcı isteği geldiğinde devreye girer; işlem tamamlandığında ise kaynak kullanımı otomatik olarak sonlanır. Böylece sistem, hem ölçeklenebilir hem de maliyet açısından verimli ve bakım gerektirmeyen bir yapıya kavuşur. FaaS çözümleri genellikle AWS Lambda, Google Cloud Functions veya Microsoft Azure Functions gibi platformlar üzerinden sunulur. Bu model; ödeme sistemleri, e-ticaret altyapıları gibi alanlarda ödeme onayı, bildirim gönderimi, fatura oluşturma ya da veri işleme gibi kısa süreli mikro hizmetlerin yönetiminde oldukça yaygın bir şekilde kullanılır. Geliştiriciler için hızlı geliştirme imkânı, otomatik ölçeklenme ve minimum operasyonel yük gibi avantajlar sunar.

Finans

Finans, aslında paranın, yatırımların, varlıkların ve kaynakların yönetimiyle ilgili tüm süreçleri kapsayan bir ekonomi dalı. Bireylerin, işletmelerin ve kurumların gelir & gider dengelerini sağlamalarına, sermayelerini akıllıca kullanmalarına ve geleceğe yönelik sağlam finansal planlar yapmalarına yardımcı oluyor. Kısacası, finans, modern ticaretin temel taşlarından biri ve ekonomik kararların çoğunu yönlendiren bir güç. Finans dünyası, bankacılık, yatırım, kredi yönetimi, risk analizi, bütçeleme, ödeme sistemleri ve sermaye piyasaları gibi birçok farklı alanı içeriyor. İşletmeler için finans, sürdürülebilir büyümenin anahtarı. İyi bir finansal yönetim, nakit akışını düzenler, yatırımları optimize eder ve olası riskleri minimize eder. E-ticaret ve dijital ekonomi ile birlikte, finans teknolojileri (fintech) sektörü dönüştürerek daha güvenli, hızlı ve düşük maliyetli çözümler sunuyor. Morpara, modern finans teknolojilerini kullanıcı dostu çözümlerle bir araya getirerek işletmelerin ödeme, tahsilat ve finansal süreçlerini daha verimli bir şekilde yönetmelerine olanak tanıyor.

Fintek (Fintech-Financial Technology)

Fintek, yani “Finansal Teknoloji,” finansal hizmetlerin teknolojiyle buluşarak yeniden şekillenmesini ifade eden bir terimdir. Fintek şirketleri; bankacılık, ödeme, sigorta, yatırım ve para transferi gibi alanlarda dijital çözümler geliştirerek işlemleri çok daha hızlı, erişilebilir ve kullanıcı dostu hale getiriyor. Mobil cüzdanlar, dijital bankalar, kripto varlık platformları, sanal POS çözümleri ve otomatik yatırım sistemleri, fintek dünyasında sıkça karşılaştığımız örneklerden sadece birkaçı. Geleneksel finans kurumlarına göre çok daha çevik çalışan fintekler; API, yapay zekâ, büyük veri ve bulut bilişim gibi günümüzün ileri teknolojilerinden faydalanıyor. Türkiye’de fintek alanındaki faaliyetler ise 6493 sayılı Kanun ve TCMB ile BDDK’nın belirlediği mevzuat çerçevesinde yürütülüyor. Fintek ekosistemi; bankalar, ödeme kuruluşları, elektronik para şirketleri ve teknoloji girişimlerinden oluşan dinamik bir yapıya sahip.

Fon - Fon Geri Dönüşü

Fon, yatırımcıların birikimlerini profesyonel yöneticiler tarafından yönetilen portföylere aktararak değerlendirdikleri kolektif yatırım aracıdır. Çok sayıda yatırımcının parasını tek bir havuzda toplayan fonlar, bu kaynakları hisse senedi, tahvil, bono, döviz, altın veya diğer finansal araçlara yönlendirir. Türkiye’de yatırım fonları, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından düzenlenir ve risk-getiri profiline göre para piyasası, hisse senedi, karma, emtia veya döviz fonu gibi türlere ayrılır.

Fon geri dönüşü, yatırımcının elindeki fon katılma paylarını satmasıyla elde ettiği ana para + getiri toplamını ifade eder. Geri dönüş; fonun performansı, piyasa koşulları ve yönetim giderlerine göre değişir. Getiri pozitifse kâr, negatifse zarar oluşur. Fon iadesi genellikle satış talebinden sonraki birkaç iş günü içinde gerçekleşir. Fon yatırımı, riskin dağıtılması ve profesyonel yönetim avantajı sayesinde tasarrufları değerlendirmek için önemli bir finansal araçtır."

Fonların Anlık ve Sürekli Transferi (FAST)

FAST, yani “Fonların Anlık ve Sürekli Transferi” sistemi, Türkiye’de 7 gün 24 saat boyunca anında para transferi yapabilmenizi sağlayan bir TCMB altyapısıdır. Geleneksel EFT sisteminden farklı olarak, FAST ile farklı bankalar arasındaki Türk Lirası işlemleri saniyeler içinde tamamlanır. Yani, mesai saatlerini ya da hafta sonunu beklemeden dilediğiniz zaman para gönderip alabilirsiniz. FAST işlemlerinde, IBAN yerine cep telefonu numarası, T.C. kimlik numarası veya e-posta adresiyle para transferi yapmak da mümkün. Bu kolaylık, KOLAS adı verilen kolay adresleme sistemi sayesinde sağlanıyor. Güvenlik ise çok faktörlü kimlik doğrulama ve bankalar arası güvenli mesajlaşma protokolüyle korunuyor. Sadece bireysel kullanıcılar değil, işletmeler de ödeme, tahsilat veya maaş ödemelerinde FAST sisteminden rahatlıkla faydalanabiliyor. Kısacası, FAST Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın dijital dönüşüm vizyonunun önemli bir parçası ve ödeme sistemlerinde anlık işlem kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor.

Forex (Foreign Exchange) - Forex Piyasası (Forex)          

Forex, yani “Foreign Exchange”in kısaltması, uluslararası döviz piyasasını ifade eder. Burası, farklı ülkelerin para birimlerinin birbirleriyle takas edildiği, dünyanın en büyük ve en likit finansal piyasasıdır. Forex’te işlemler genellikle döviz çiftleri üzerinden yapılır; örneğin EUR/USD ya da USD/TRY gibi. Bir para birimini alırken, diğerini satmış olursunuz. Bu piyasada işlemler hafta içi 24 saat boyunca devam eder ve fiyatlar sürekli değişir. Fiyatların bu kadar hareketli olmasının nedeni ise arz-talep dengesi, faiz oranları, enflasyon ve jeopolitik gelişmeler gibi pek çok faktördür. Forex piyasası sadece bireysel yatırımcıların değil; merkez bankalarının, ticari bankaların, hedge fonların ve büyük şirketlerin de aktif olarak kullandığı bir platformdur. Türkiye’de ise kaldıraçlı alım satım işlemleri SPK’nın denetimi altındadır ve yalnızca lisanslı aracı kurumlar aracılığıyla yapılabilir. Son olarak, Forex piyasasında fiyatlar oldukça dalgalı olabildiği için, yatırımcıların mutlaka risk yönetimine dikkat etmeleri gerekir. Unutmayın, kazanç kadar risk de bu işin bir parçası!

Franchise (İmtiyaz Hakkı)

Franchise, bir markanın ürününü, hizmetini veya iş modelini belirli bir ücret ve sözleşme karşılığında başka bir girişimciye kullanma hakkı vermesi anlamına gelir. Bu sistemde, marka sadece adını değil, aynı zamanda iş modelini, eğitim ve destek hizmetlerini de paylaşır. Franchise alan kişi (franchisee), markanın belirlediği standartlara uygun şekilde işini yürütürken; franchise veren (franchisor) ise marka bütünlüğünü ve kaliteyi korumaktan sorumludur. Franchise sistemi, özellikle hızlı servis restoranları, market zincirleri, eğitim kurumları ve perakende sektöründe oldukça yaygındır. Girişimciler, sıfırdan bir marka yaratmanın riskini almadan, güçlü ve bilinen bir markayla pazara adım atma şansı bulurlar. Yapılan sözleşmede; markanın nasıl kullanılacağı, eğitim süreçleri, bölge koruması, reklam katkı payı ve sözleşmenin süresi gibi önemli maddeler yer alır. Türkiye’de franchise uygulamaları, Franchising Derneği (UFRAD) ve ilgili ticaret mevzuatları çerçevesinde yürütülmektedir.

Fraud - Sahtecilik / Dolandırıcılık            

Fraud, finans ve ödeme sistemlerinde kasıtlı olarak aldatma ya da haksız kazanç elde etme amacıyla yapılan işlemleri ifade eder. Türkçede bu terimi genellikle “sahtecilik” veya “dolandırıcılık” olarak duyarsınız. Fraud; kart bilgisi hırsızlığı, kimlik sahteciliği, sahte web siteleriyle (phishing) kandırma, tek kullanımlık şifrelerin (OTP) ele geçirilmesi, chargeback suistimali ya da sahte hesap oluşturma gibi pek çok farklı şekilde karşımıza çıkabilir. Ödeme sistemlerinde yaşanan dolandırıcılık, hem kullanıcılar hem de kurumlar için ciddi maddi kayıplara ve güven sorunlarına yol açabiliyor. Bu yüzden bankalar ve finans kuruluşları, Dolandırıcılık Tespit Sistemleri (Fraud Detection System) ile şüpheli işlemleri anında analiz etmeye çalışıyor. Makine öğrenimi, davranış analizi ve risk puanlama gibi teknolojiler de dolandırıcılıkla mücadelede sıklıkla başvurulan yöntemler arasında. Kullanıcılar için en temel önlemler ise aslında oldukça basit: Güçlü bir şifre kullanmak, 3D Secure doğrulamasını aktif etmek ve kart bilgilerini yalnızca güvenilir sitelerde paylaşmak, dolandırıcılığa karşı ilk savunma hattınızı oluşturuyor.

Fulfillment

Fulfillment, özellikle e-ticaret ve lojistik sektörlerinde, bir siparişin müşteriye ulaşana kadar geçen tüm operasyonel süreci kapsar. Yani, siparişin alınmasından ürünün depodan çıkarılıp paketlenmesine, kargo firmasına teslim edilmesine ve teslimatın takibine kadar olan tüm adımlar bu sürecin bir parçasıdır. Bazı fulfillment merkezleri bunun da ötesine geçerek iade yönetimi, stok takibi, ürün etiketleme ve kalite kontrol gibi ek hizmetler de sunar. E-ticaret işletmeleri için fulfillment, müşteri memnuniyetinin olmazsa olmazlarından biridir. Profesyonel bir fulfillment hizmeti sayesinde siparişler zamanında teslim edilir, hata oranı düşük tutulur ve operasyonel maliyetler azalır. Özellikle büyük ölçekli e-ticaret platformları ve markalar, bu süreci daha verimli yönetebilmek için genellikle 3PL (Third Party Logistics) yani üçüncü taraf lojistik iş ortaklarıyla çalışmayı tercih eder. Fulfillment teknolojileri de günümüzde büyük bir rol oynuyor. Stok yönetimi yazılımları, API entegrasyonları ve gerçek zamanlı kargo takibi sayesinde tüm süreçler dijitalleşiyor ve çok daha kolay yönetilebiliyor.

Güven Damgası

Güven Damgası, e-ticaret sitelerinin ve online hizmet sağlayıcıların belirli güvenlik ve tüketici koruma standartlarını karşıladığını gösteren resmi bir sertifikadır. Türkiye’de bu sistem, Ticaret Bakanlığı’nın gözetiminde ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından yürütülüyor. Güven Damgası’na sahip olan web siteleri; kişisel verilerin korunması, ödeme altyapısının güvenliği, gizlilik politikası, veri şifreleme (SSL/TLS) ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda belirlenen kriterleri karşılamak zorunda.Bu sertifika sayesinde, kullanıcılar alışveriş yaptıkları platformun güvenilir olduğundan emin olabiliyor ve e-ticarette tüketici güveni artıyor. Başvuru sürecinde siteler teknik denetimden geçiyor, sistem güvenliği ve veri koruma testlerine tabi tutuluyor. Güven Damgası logosu ise sitenin ana sayfasında görünür bir şekilde yer alıyor ve üzerine tıklandığında doğrulanabiliyor. Bu uygulama hem tüketiciyi koruyor hem de işletmelerin marka itibarını güçlendiriyor.

Havale

Havale, aynı bankada bulunan iki hesap arasında yapılan para transferine verilen isimdir. Yani, hem gönderenin hem de alıcının hesabı aynı bankada olduğu için işlem tamamen bankanın kendi sisteminde gerçekleşir ve çoğu zaman anında tamamlanır. Havale işlemini mobil bankacılık uygulamasından, internet şubesinden, ATM’den ya da doğrudan banka şubesine giderek kolayca yapabilirsiniz. Üstelik, ister Türk Lirası ister döviz cinsinden havale göndermek mümkün.Havale ile EFT (Elektronik Fon Transferi) arasındaki en temel fark, havalenin sadece aynı bankadaki hesaplar arasında yapılabiliyor olmasıdır. Yani farklı bankalar arasında para göndermek istiyorsanız EFT kullanmanız gerekir. Havale işlemi sırasında alıcının adı, hesap numarası ya da IBAN bilgisini girmeniz yeterli olur. Pek çok banka, işlem saatine bakmaksızın 7 gün 24 saat havale yapma imkânı sunuyor. Tabii, bazı durumlarda işlem ücreti ya da belirli bir limit uygulanabiliyor.Havale, hem bireysel hem de kurumsal kullanıcılar için hızlı, güvenli ve genellikle düşük maliyetli bir para transfer yöntemidir. Özellikle maaş, kira veya cari hesap ödemeleri gibi durumlarda en çok tercih edilen yöntemlerden biri olduğunu söyleyebiliriz.

Havale - EFT Arasındaki Fark

Havale ve EFT (Elektronik Fon Transferi), bankalar aracılığıyla para göndermenin en yaygın iki yoludur. Aralarındaki temel fark ise, paranın hangi bankalar arasında hareket ettiğidir. Havale, aynı bankadaki iki hesap arasında yapılan para transferidir ve genellikle anında gerçekleşir. Yani, örneğin ABC Bankası’ndaki bir hesaptan yine ABC Bankası’ndaki başka bir hesaba para gönderdiğinizde bu işleme havale denir. EFT ise farklı bankalar arasında Türk Lirası transferi yapmanızı sağlar. Bu işlem, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) EFT sistemi üzerinden yürütülür ve sadece iş günlerinde, belirli saatler arasında yapılabilir. Ancak son yıllarda hayatımıza giren FAST sistemi sayesinde, artık farklı bankalar arasında da 7 gün 24 saat boyunca anında para transferi yapmak mümkün hale geldi. Kısacası, havale aynı banka içinde ve genellikle anında gerçekleşirken; EFT, farklı bankalar arasında, TCMB altyapısı üzerinden ve belirli saatlerde yapılır. FAST ise bu süreci daha da kolaylaştırarak, bankalar arası transferleri her an erişilebilir kılmıştır.

IBAN (International Bank Account Number – Uluslararası Banka Hesap Numarası)

IBAN, yani “Uluslararası Banka Hesap Numarası”, banka hesaplarının uluslararası standartlara uygun olarak tanımlanmasını sağlayan bir numara formatıdır. Avrupa Bankacılık Standartları Komitesi (ECBS) tarafından geliştirilmiştir ve para transferlerinde hesap bilgilerinin doğru ve güvenli bir şekilde iletilmesini amaçlar. Türkiye’de IBAN, toplam 26 karakterden oluşur ve “TR” ülke koduyla başlar. Bunu iki kontrol rakamı, banka kodu ve müşteri hesap numarası takip eder. Bu yapı sayesinde hem yurt içi hem de yurt dışı para transferlerinde hesaplar kolayca ve hatasız bir şekilde tanımlanabilir. IBAN kullanmak, yanlış hesaba para gönderme riskini azaltır, transfer işlemlerini hızlandırır ve işlem maliyetlerini düşürür. EFT, havale, FAST veya SWIFT gibi para transferlerinde IBAN bilgisinin doğru girilmesi zorunludur. Türkiye’de 2010 yılından bu yana, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) düzenlemeleriyle IBAN kullanımı mecburi hale getirilmiştir.

İptal / İade / Kısmi İade             

İptal, iade ve kısmi iade gibi kavramlar, özellikle ödeme sistemleri ve e-ticaret işlemlerinde, kullanıcılarla satıcılar arasındaki para akışını düzenleyen temel adımlar arasında yer alır. İptal işlemi, ödeme henüz banka ya da ödeme kuruluşu tarafından tamamlanmadan, yani provizyon aşamasındayken yapılan bir durdurma işlemidir. Bu durumda, para tüketicinin hesabından çekilmez ya da çok kısa bir süre içinde tekrar kullanılabilir hale gelir. İade ise, işlem tamamlandıktan sonra, örneğin ürün ya da hizmetin teslim edilmemesi, cayma hakkının kullanılması veya memnuniyetsizlik gibi nedenlerle, ödediğiniz tutarın kartınıza geri gönderilmesidir. İadenin hesaba geçme süresi ise kullanılan bankaya ve ödeme yöntemine göre değişiklik gösterebilir. Kısmi iade ise alışverişin sadece bir kısmının iptal edilmesi durumunda, o kısma denk gelen tutarın müşteriye geri ödenmesi anlamına gelir. Tüm bu işlemler, chargeback (ters ibraz) sürecinden farklı olarak, doğrudan satıcı ya da ödeme kuruluşu tarafından başlatılır ve müşteri memnuniyetini korumada önemli bir rol oynar.

Kart Çıkaran Kuruluş (Issuer)

Kart çıkaran kuruluş, yani İngilizce’de “issuer” olarak bilinen kurumlar, banka kartı, kredi kartı veya ön ödemeli kart gibi ödeme kartlarını müşterilere sunan, yöneten ve bu kartlarla yapılan işlemlerden sorumlu olan finansal kuruluşlardır. Bu kurumlar, kart başvurularını değerlendirir, kart limitlerini belirler, kartların üretimini gerçekleştirir ve müşteri ilişkilerini yönetir. Müşteriler kartlarıyla alışveriş yaptığında ya da nakit çekmek istediğinde, issuer devreye girer: Kart sahibinin hesabını kontrol eder, gerekli güvenlik kontrollerini yapar ve işlemi onaylar ya da reddeder. Türkiye’de kart çıkaran kuruluşlar arasında bankalar ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından lisanslanan elektronik para kuruluşları bulunur. Issuer’lar aynı zamanda kartın bağlı olduğu ödeme ağıyla (örneğin Visa, Mastercard, Troy gibi) entegrasyon sağlar ve işlemler sonrası takas ve mutabakat süreçlerini yürütürler. Güvenlik tarafında ise 3D Secure, EMV çip ve tokenizasyon gibi teknolojilerle müşterilerinin işlemlerini koruma altına alırlar.

Kart Numarası

Kart numarası, bir ödeme kartının (kredi, banka veya ön ödemeli kart) kendine özgü kimliğidir ve genellikle kartın ön yüzünde yer alan 16 haneli bir sayıdan oluşur. Bu numara sayesinde kartın hangi bankaya veya kuruluşa ait olduğu, hangi ödeme ağına (Visa, Mastercard, Troy gibi) bağlı olduğu ve ilgili hesap kolayca belirlenebilir. Kart numarasının ilk altı hanesi BIN (Bank Identification Number) olarak adlandırılır ve kartı çıkaran kurumu gösterir. Sonraki rakamlar müşteri hesabını temsil ederken, en sondaki hane ise doğrulama için kullanılan kontrol rakamıdır (Luhn algoritması ile hesaplanır). Kart numarası, genellikle kartın arka yüzündeki CVV/CVC koduyla birlikte ödeme işlemlerinde kullanılır. Güvenliğiniz için kart numaranızı başkalarıyla paylaşmamanız ve açık ortamlarda saklamamanız çok önemlidir. Online alışverişlerde ise 3D Secure ve tokenizasyon gibi ek güvenlik önlemleri, kart bilgilerinizin gizliliğini korumaya yardımcı olur.

Kart Şeması

Kart şeması, ödeme sistemlerinde kartlı işlemlerin nasıl gerçekleşeceğini belirleyen, standartları, kuralları ve altyapıyı oluşturan bir organizasyon yapısıdır. İngilizcede “card scheme” olarak geçen bu yapı; kartı çıkaran bankalar (issuer), kartı kabul eden kuruluşlar (acquirer), işlem ağ geçitleri ve takas–mutabakat sistemleri arasında güvenli veri akışını sağlar. Visa, Mastercard, American Express ve Türkiye’nin yerli kart ağı TROY, en bilinen kart şemalarına örnektir. Kart şemaları; işlemlerin nasıl akacağını, ücretlendirme yapısını, güvenlik protokollerini (örneğin EMV, 3D Secure, tokenizasyon) ve uluslararası standartlara uyumu yönetir. Bir kartın üzerinde gördüğünüz logo, o kartın hangi şemaya ait olduğunu ve hangi ağlarda geçerli olduğunu gösterir. Kart şemaları sayesinde kartlı ödemeler dünya genelinde güvenli, hızlı ve uyumlu şekilde çalışır. Türkiye’de ise kartlı ödeme sistemlerinin standart ve teknik düzenlemeleri Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından koordine edilir.

Kredi

Kredi, bir kişinin ya da bir kurumun finansal ihtiyaçlarını karşılamak için bankalardan belirli koşullarla aldığı borçtur. Genellikle, alınan bu tutar belirlenen süre sonunda, üzerine faiz eklenerek geri ödenir. Banka kredileri, bireylerin günlük ihtiyaçlarını karşılamasına ya da işletmelerin yatırımlarını finanse etmesine yardımcı olur. Kredi başvurusu sırasında bankalar, başvuran kişinin gelir düzeyine, kredi notuna ve ödeme geçmişine bakar. Bu bilgiler, hem kredinin onaylanmasında hem de uygulanacak faiz oranının belirlenmesinde önemli rol oynar. Doğru şekilde yönetildiğinde kredi, finansal hedeflerinize ulaşmanızı kolaylaştıran güçlü bir araç olabilir. Tabii, dikkatli kullanmakta fayda var!

Kredi Kartı

Kredi kartı, kart sahibine banka veya finans kuruluşu tarafından belirlenen bir harcama limiti dahilinde, nakit kullanmadan alışveriş yapma ve borcunu daha sonra ödeme imkânı sunan pratik bir ödeme aracıdır. Yani, kredi kartınızla alışveriş yaptığınızda, ödemeyi hemen yapmak yerine, belirlenen ekstre tarihinde tek seferde ya da taksitli olarak gerçekleştirebilirsiniz. Kredi kartları, hem mağazalarda POS cihazı ile hem de internet üzerinden alışverişlerde kullanılabilir. Kartın üzerinde yer alan BIN numarası, kart numarası, son kullanma tarihi ve CVV gibi bilgiler, işlemler sırasında kimliğinizi doğrulamak için kullanılır. Kredi kartları genellikle Visa, Mastercard, American Express ya da yerli sistem olan TROY gibi kart şemalarıyla çalışır. Ayrıca, 3D Secure, EMV çip ve tokenizasyon gibi teknolojiler sayesinde kartınızın güvenliği artırılır. Kredi kartı kullanmak, harcamalarınızı daha kolay kontrol etmenizi, puan ve kampanya avantajlarından yararlanmanızı ve ödemelerinizi taksitlendirme imkânı sunar. Ancak, unutmayın: Borcunuzu zamanında ödemezseniz, faiz uygulanır ve bu da ek maliyetlere yol açabilir. Yani, kredi kartı hayatınızı kolaylaştırırken, düzenli ödeme alışkanlığı kazanmak da oldukça önemli!

Kredi Kayıt Bürosu (KKB)           

Kredi Kayıt Bürosu (KKB), Türkiye’deki finansal kuruluşların kredi ve finansman bilgilerini birbirleriyle paylaşmasını sağlayan, böylece kredi riskini ölçmeye yardımcı olan bir kurumdur. 1995 yılında dokuz büyük banka tarafından kurulan KKB, bugün bankaların yanı sıra finansman, faktoring ve leasing şirketleri gibi pek çok üye kuruluşa hizmet veren geniş bir yapıya kavuşmuştur. KKB’nin en bilinen ürünü ise Findeks Kredi Notu’dur. Bu not, hem bireylerin hem de işletmelerin kredi geçmişini özetler. Kredi notu hesaplanırken kredi kartı ve kredi ödemeleriniz, borç miktarınız ve genel finansal alışkanlıklarınız dikkate alınır. KKB, kişisel verilerin korunmasına, bilgi güvenliğine ve şeffaf bir finansal sisteme büyük önem verir. Kurumun hazırladığı raporlar, bankalar ve diğer finansal kuruluşlar tarafından kredi başvurularında risk değerlendirmesi yapmak için kullanılır. Bu sistem sayesinde, kredi veren kuruluşlar için temerrüt riski azalırken, kredi kullanmak isteyenlerin de finansal itibarı daha sağlıklı bir şekilde ölçülmüş olur.

Kriptografi (Cryptography)

Kriptografi, bilgilerin başkalarının eline geçmesini ya da izinsiz olarak değiştirilmesini önlemek için verileri şifreleme ve çözme işine verilen isimdir. Yani, kısaca şifre bilimi diyebiliriz. Kriptografinin temel amacı; iletişimin gizliliğini korumak, verilerin bütünlüğünü sağlamak, kimlik doğrulaması yapmak ve işlemlerin inkâr edilemez olmasını temin etmektir. Günümüzde kriptografi, matematiksel algoritmalar, anahtar yönetimi ve güvenli iletişim protokolleri sayesinde veri güvenliğinin temel taşlarından biri haline gelmiştir. Modern kriptografi; simetrik anahtarlı şifreleme (örneğin AES, DES), asimetrik anahtarlı şifreleme (örneğin RSA, ECC) ve karma fonksiyonları (hashing) (örneğin SHA-256, MD5) gibi yöntemlere dayanır. Bu teknikler, bankacılık işlemlerinden dijital imzalara, blockchain teknolojisinden kimlik doğrulama sistemlerine kadar pek çok alanda karşımıza çıkar. Kısacası, kriptografi dijital çağın güvenlik altyapısının tam merkezinde yer alıyor. Çevrimiçi ödemelerden dijital cüzdanlara, kişisel verilerimizin korunmasından günlük internet kullanımımıza kadar pek çok noktada hayatımızı daha güvenli hale getiriyor.

KVKK Nedir?

KVKK, yani “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu”, kişisel bilgilerimizin nasıl toplandığı, saklandığı ve paylaşıldığı konusunda hepimizi korumak için hazırlanmış bir yasadır. 7 Nisan 2016’da yürürlüğe giren ve 6698 sayılı Kanun olarak da bilinen KVKK, Avrupa Birliği’nin ünlü GDPR (Genel Veri Koruma Tüzüğü) ile benzer kuralları benimser. KVKK’ya göre, adınız, T.C. kimlik numaranız, iletişim bilgileriniz, IP adresiniz ya da finansal bilgileriniz gibi sizi doğrudan veya dolaylı olarak tanımlayabilecek her türlü bilgi “kişisel veri” olarak kabul edilir. Bu tür veriler, sizin açık izniniz olmadan işlenemez ya da başkalarıyla paylaşılamaz. Ayrıca, bu verileri işleyen şirketler ve kurumlar, bilgilerinizi güvende tutmak, gerekirse VERBİS adlı kayıt sistemine kaydolmak ve herhangi bir veri ihlali yaşanırsa Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nu bilgilendirmekle yükümlüdür. KVKK’nın asıl amacı, hızla dijitalleşen dünyada kişisel bilgilerimizin güvenliğini sağlamak ve kurumların daha şeffaf, sorumlu bir şekilde veri işlemesini teşvik etmektir. Yani, bilgilerinizin kontrolü sizde olsun diye var!

KYC (Know Your Customer)

KYC, yani “Know Your Customer” ifadesinin kısaltması, Türkçede “Müşterini Tanı” anlamına geliyor. Bu kavram, finansal kuruluşların müşterilerinin kimliklerini doğrulamak, işlemlerini takip etmek ve kara para aklama (AML) ya da terörün finansmanı gibi riskleri önlemek için uyguladıkları yasal bir uyum sürecini ifade ediyor. KYC sürecinde, hesap açılışı ya da herhangi bir finansal işlem öncesinde müşterinin kimlik bilgileri, adresi, iletişim bilgileri ve gelir durumu gibi detaylar doğrulanıyor. Bu aşamada genellikle kimlik belgesi, adres teyidi için fatura ya da resmi bir belge ve gerektiğinde biyometrik doğrulama yöntemleri kullanılıyor. Kurumlar, bu KYC verilerini düzenli aralıklarla güncelliyor ve şüpheli bir işlem tespit ettiklerinde gerekli bildirimleri yapıyorlar. KYC, ödeme kuruluşları, elektronik para şirketleri, bankalar ve yatırım kuruluşları gibi finansal kurumlar için uluslararası düzenlemelere (FATF, AMLD, Basel gibi) uyum sağlamanın temel bir parçası. Güçlü bir KYC sistemi, hem finansal sistemin bütünlüğünü koruyor hem de müşterilerin güvenliğini artırıyor. Kısacası, hem kurumlar hem de müşteriler için güvenli bir finansal ortam yaratıyor.

Linkle Ödeme

Linkle ödeme, satıcı ya da hizmet sağlayıcının müşteriye özel bir bağlantı (URL) göndererek ödeme almasını sağlayan pratik bir dijital yöntemdir. Bu yöntemde, alıcıya bir link iletilir; alıcı bu linke tıkladığında güvenli bir ödeme sayfasına yönlendirilir ve kart bilgilerini girerek işlemini kolayca tamamlar. Genellikle bu ödeme linki, e-posta, SMS, sosyal medya veya mesajlaşma uygulamaları üzerinden paylaşılır.Linkle ödeme yöntemi, sanal POS altyapısına sahip işletmelerin fiziksel bir POS cihazına ihtiyaç duymadan online tahsilat yapmasına olanak tanır. Özellikle e-ticaret dışında çalışan küçük işletmeler, serbest meslek sahipleri ve sosyal medya üzerinden satış yapan girişimler için oldukça cazip bir çözümdür. Ayrıca, 3D Secure koruması, işlem kayıtları ve anlık bildirimler gibi güvenlik önlemleriyle de hem satıcı hem de alıcı için güvenli bir ortam sunar.Kısacası, linkle ödeme; hızlı, kolay ve her yerden erişilebilir olmasıyla geleneksel ödeme yöntemlerine modern ve kullanıcı dostu bir alternatif getiriyor.

Mail Order

Mail order, müşterinin fiziksel olarak mağazada bulunmadığı durumlarda, kart bilgilerini paylaşarak uzaktan ödeme yapmasını sağlayan bir yöntemdir. Türkçede “posta emri” ya da “telefonla ödeme” olarak da bilinir. Bu yöntemde müşteri, kredi kartı veya banka kartı bilgilerini (kart numarası, son kullanma tarihi, CVV gibi) satıcıya e-posta, telefon ya da yazılı bir form aracılığıyla iletir. Satıcı da bu bilgileri kullanarak mail order POS cihazı üzerinden işlemi manuel olarak gerçekleştirir. Mail order, özellikle e-ticaretin yaygınlaşmasından önce; otel, seyahat acentesi, sigorta ve rezervasyon işlemlerinde oldukça sık kullanılırdı. Ancak günümüzde 3D Secure, tokenizasyon ve dijital ödeme bağlantısı (linkle ödeme) gibi daha güvenli alternatiflerin ortaya çıkmasıyla, mail order’ın kullanımı oldukça azaldı. Çünkü bu yöntemde kart bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılması, dolandırıcılık riskini artırabiliyor. Bu yüzden artık mail order, yalnızca güvenli sistemlerde ve müşterinin açık onayıyla, daha sınırlı bir şekilde tercih ediliyor.

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı (MASAK)        

Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı, yani kısaca MASAK, kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadele etmek için çalışan, Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı resmi bir kurumdur. 1996 yılında kurulan MASAK’ın temel amacı, finansal sistemin şeffaflığını korumak, suç gelirlerinin aklanmasını önlemek ve şüpheli mali işlemleri incelemektir. MASAK’ın başlıca görevleri arasında; finansal kuruluşlardan gelen şüpheli işlem bildirimlerini (ŞİB) değerlendirmek, analizler yapmak, gerektiğinde bu bilgileri ilgili soruşturma birimlerine iletmek ve hem ulusal hem de uluslararası iş birliklerini yürütmek bulunuyor. Ayrıca MASAK, kara para aklamayı önleme (AML) ve müşterini tanı (KYC) süreçlerinin uygulanmasını da denetler. Bankalar, elektronik para kuruluşları ve ödeme hizmeti sağlayıcıları gibi finansal kurumlar, MASAK mevzuatına göre müşterilerini tanımak ve kayıt tutmakla yükümlüdür. MASAK, finansal sistemde güvenin, şeffaflığın ve yasal uyumun sağlanmasında kilit bir rol üstleniyor.

Mersis Numarası

MERSİS numarası, Türkiye’deki ticari işletmelerin ve şirketlerin kendilerine özel kimlik numarasıdır. Bu numara, Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) üzerinden verilir. MERSİS, Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilen ve ticaret sicili işlemlerinin tamamen elektronik ortamda yapılmasını sağlayan bir bilgi sistemidir. Her işletmeye, kuruluş aşamasında sistem tarafından otomatik olarak bir MERSİS numarası atanır ve bu numara, şirketin dijital kimliği gibi görev yapar. MERSİS numarası, tıpkı bir T.C. kimlik numarası gibi eşsizdir ve ticari sicil kayıtlarından e-devlet işlemlerine, e-fatura, e-irsaliye ve e-şirket kurulum süreçlerine kadar pek çok alanda kullanılır. Şirketin unvanı, adresi, sermaye yapısı, ortaklık bilgileri ve faaliyet alanı gibi tüm ticari bilgiler bu sistemde dijital olarak saklanır. MERSİS sayesinde şirketler resmi işlemlerini çok daha hızlı ve kolay bir şekilde halledebilir, kâğıt israfı azalır ve ticari veriler güvenli bir şekilde paylaşılabilir.

Mobil Bankacılık

Mobil bankacılık, kısaca anlatmak gerekirse, bankaların müşterilerine akıllı telefon veya tablet uygulamaları üzerinden finansal işlemler yapma imkânı sunduğu dijital bir hizmettir. Yani, cebinizdeki telefon sayesinde para transferi (EFT, havale, FAST), fatura ödeme, döviz alım-satımı, kredi başvurusu, yatırım işlemleri ve kart yönetimi gibi pek çok işlemi hızlı ve güvenli bir şekilde halledebilirsiniz. En güzel yanı, internet bağlantınız olduğu sürece, günün her saatinde ve nerede olursanız olun işlemlerinizi gerçekleştirebilmenizdir. Güvenlik konusunda ise bankalar oldukça titiz davranıyor; çok faktörlü kimlik doğrulama, biyometrik giriş (parmak izi ya da yüz tanıma), tek kullanımlık şifreler (OTP) ve gelişmiş şifreleme protokolleriyle bilgileriniz koruma altında tutuluyor. Ayrıca, mobil bankacılık uygulamaları kullanıcı deneyimini daha da iyileştirmek için kişiselleştirilmiş bildirimler, bütçe takibi ve sanal asistan gibi pratik özellikler de sunuyor. Kısacası, mobil bankacılık dijital dönüşümün en yaygın ve hayatı kolaylaştıran örneklerinden biri olarak, Türkiye’de BDDK ve TCMB düzenlemeleriyle güvenli bir şekilde kullanılmaya devam ediyor.

Mobil Ödeme Nedir?

Mobil ödeme, kısaca, akıllı telefon, tablet ya da akıllı saat gibi cihazlarınızla ürün ve hizmetlerin ödemesini dijital olarak yapmanızı sağlayan bir yöntemdir. Bu sistemde ödeme işlemi genellikle bir mobil uygulama, SMS, QR kod, NFC (yakın alan iletişimi) ya da mobil cüzdan aracılığıyla gerçekleşir. Kart bilgileriniz çoğu zaman cihazda özel bir şekilde şifrelenir (tokenizasyon yöntemiyle) ve ödeme sırasında gerçek kart bilgileriniz asla paylaşılmaz. Mobil ödeme sayesinde, fiziksel bir POS cihazına ihtiyaç duymadan hızlı ve temassız bir şekilde ödeme yapabilirsiniz. Özellikle market alışverişi, toplu taşıma, online alışveriş, oyunlar ve abonelik hizmetlerinde oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Türkiye’de ise bu hizmetler, 6493 sayılı Kanun kapsamında TCMB’den lisanslı ödeme kuruluşları ve operatörlerin iş birliğiyle sunuluyor. Kullanıcılar için mobil ödeme; pratik, hızlı ve güvenli bir çözüm sunarken, işletmeler açısından da düşük maliyetli ve kullanıcı dostu bir tahsilat yöntemi olarak öne çıkıyor.

Mobil Ticaret (M-Commerce) Nedir?

Mobil ticaret (ya da kısaca m-commerce), akıllı telefon, tablet veya diğer mobil cihazlar üzerinden mal ve hizmet alıp satma sürecini ifade ediyor. E-ticaretin bir alt dalı olarak görülen mobil ticaret sayesinde, internet bağlantınız olduğu sürece nerede olursanız olun alışveriş yapmanız mümkün. Bu işlemler genellikle mobil uygulamalar ya da mobil uyumlu web siteleri aracılığıyla gerçekleşiyor. Mobil ticarette kullanıcı deneyimi oldukça önemli; hız, kolay erişim ve güvenli ödeme altyapısı bu deneyimi doğrudan etkiliyor. Ödeme işlemleri ise çoğunlukla mobil cüzdan, QR kod, NFC temassız ödeme ya da sanal POS entegrasyonu gibi yöntemlerle yapılıyor. Ayrıca, kişiselleştirilmiş bildirimler, konumunuza özel kampanyalar ve kullanıcı verilerine dayalı öneri sistemleri sayesinde mobil ticaretin satış potansiyeli de artıyor. Türkiye’de mobil ticaret, e-ticaret hacminin önemli bir kısmını oluşturuyor ve işletmelerin dijital dönüşüm stratejilerinde de kilit bir rol oynuyor.

MPOS

mPOS (Mobil POS), akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar üzerinden ödeme almayı mümkün kılan taşınabilir bir POS sistemidir. Geleneksel POS cihazlarına göre çok daha küçük, esnek ve ekonomik bir alternatiftir. mPOS çözümleri sayesinde işletmeler, internet bağlantısı olan her yerde kredi kartı, banka kartı ya da temassız ödeme kabul edebilirler. Bu sistem genellikle Bluetooth veya kabloyla akıllı telefona bağlanan küçük bir kart okuyucu ve bir mobil uygulamadan oluşur. Tüm işlemler EMV, NFC (temassız) ve 3D Secure gibi güvenlik standartlarına uygun şekilde gerçekleştirilir. Özellikle sabit kasası olmayan restoranlar, saha satış ekipleri, kuryeler, fuar ve etkinlik katılımcıları için mPOS oldukça pratik bir çözüm sunar. Düşük maliyetli altyapısı sayesinde mPOS teknolojisi, KOBİ’lerin ve mikro işletmelerin dijital ödeme sistemlerine hızlı ve kolay bir şekilde geçiş yapmasını sağlar.

Muhabir Banka (Muhabir Banka Ücretleri)

Muhabir banka, bir bankanın başka bir ülkede ya da bölgede doğrudan şubesi olmadığı durumlarda devreye giren, o ülkedeki bankacılık işlemlerini banka adına yürüten iş birliği bankasıdır. İngilizcede buna “correspondent bank” deniyor. Bu sistem sayesinde bankalar, uluslararası para transferleri (SWIFT), döviz işlemleri, çek tahsili, dış ticaret akreditifleri ve yabancı para hesap yönetimi gibi hizmetleri yurt dışındaki muhabir bankalar aracılığıyla kolayca gerçekleştirebilirler. Muhabir bankalar, küresel finansal ağın adeta bel kemiğidir ve özellikle döviz transferlerinde gönderici ile alıcı banka arasında köprü görevi üstlenirler. Bu işlemler sırasında “muhabir banka ücreti” adı altında bir hizmet bedeli alınabilir; bu ücret, transferin tutarına, kullanılan para birimine, aracı banka sayısına ve ülkeye göre değişiklik gösterebilir. Genellikle bu ücret işlem tutarından düşülür ya da gönderici ve alıcı arasında paylaşılır. Kısacası, muhabir bankacılık sistemi, uluslararası ticaretin ve sınır ötesi ödemelerin güvenli ve düzenli bir şekilde yürütülmesini sağlayan önemli bir mekanizmadır.

Nfc (Yakın Alan İletişimi)            

NFC, yani “Near Field Communication” (Türkçesiyle “Yakın Alan İletişimi”), kısa mesafede kablosuz veri aktarımı sağlayan bir iletişim teknolojisidir. Genellikle sadece birkaç santimetrelik bir mesafede çalışan NFC, iki cihaz arasında hızlı ve güvenli bir bağlantı kurmanıza olanak tanır. Akıllı telefonlardan temassız kredi kartlarına, POS cihazlarından akıllı bilekliklere kadar pek çok cihazda bu teknolojiye rastlayabilirsiniz. NFC özellikle temassız ödeme sistemlerinde, mobil cüzdan uygulamalarında (örneğin Apple Pay, Google Pay veya Troy Mobil Cüzdan) ve erişim kontrol sistemlerinde oldukça yaygın olarak kullanılır. Ödeme yapmak için kartınızı veya telefonunuzu POS cihazına yaklaştırmanız yeterlidir; işlem saniyeler içinde tamamlanır. Ayrıca, veri aktarımı şifreli olduğu için güvenlik konusunda da içiniz rahat olabilir. Üstelik işlem hızı da oldukça yüksektir. NFC, QR kod veya Bluetooth gibi teknolojilerle karşılaştırıldığında daha az enerji harcar ve temassız işlem kolaylığı sayesinde dijital ödemelerde adeta bir standart hâline gelmiştir. Kısacası, NFC sayesinde hem hızlı hem de güvenli bir şekilde günlük işlemlerinizi halledebilirsiniz.

Ortak ATM

Ortak ATM sistemi, farklı bankaların müşterilerinin tek bir ATM ağı üzerinden temel bankacılık işlemlerini yapabilmesini sağlayan bir kolaylık sunar. Türkiye’de bu sistem, Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından koordine ediliyor. Yani, artık kendi bankanızın ATM’sini aramak zorunda kalmadan, başka bir bankanın ATM’sinden de para çekebilir, bakiye sorgulayabilir, para yatırabilir ya da kart şifrenizi değiştirebilirsiniz. Bu sistem özellikle banka ATM’sinin olmadığı bölgelerde büyük avantaj sağlıyor ve bankacılık hizmetlerini herkes için daha ulaşılabilir hale getiriyor. Tabii, ortak ATM’leri kullandığınızda, işlem yaptığınız banka genellikle küçük bir komisyon veya hizmet bedeli alıyor; bu ücretin miktarı ise hem bankaya hem de yaptığınız işleme göre değişebiliyor. Ortak ATM altyapısı, hem bireysel hem de kurumsal müşterilere zaman kazandırıyor ve çok daha geniş bir hizmet ağı sunuyor. Türkiye’deki ATM’lerin büyük bir kısmı artık bu sistemle entegre çalışıyor, böylece müşteriler 7 gün 24 saat bankacılık işlemlerine kolayca ulaşabiliyor.

Otorizasyon

Yetkilendirme, yani otorizasyon, kartla ödeme yaparken işlemin banka veya kartı veren kuruluş tarafından onaylanması anlamına gelir. İngilizce “authorization” kelimesinden gelir ve işlemin geçerli, güvenli ve yetkili bir şekilde gerçekleştiğini doğrular. Ödeme sırasında, POS cihazı veya sanal POS, kart bilgilerini ilgili ödeme ağı (Visa, Mastercard, Troy gibi) üzerinden kartı çıkaran bankaya iletir. Banka da kartın geçerliliğini, bakiyeyi ya da kredi limitini ve güvenlik kontrollerini (örneğin CVV, 3D Secure, sahtecilik kontrolü) inceler. Sonrasında işlemi ya onaylar (approve) ya da reddeder (decline). Otorizasyon tamamlandığında, işlem tutarı kart sahibinin kullanılabilir limitinden düşülür ya da geçici olarak bloke edilir. Bu adım, hem müşteri hem de iş yeri için ödeme sistemlerinde ekstra bir güvenlik katmanı sağlar. Otorizasyon olmadan yapılan işlemler geçerli sayılmaz ve finansal sistemde işleme alınmaz. Yani, kısacası, otorizasyon olmadan alışveriş de olmaz.

Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC)

Ödeme Kaydedici Cihaz (ÖKC), yani halk arasında bildiğimiz adıyla “yazar kasa”, işletmelerin mal veya hizmet satarken yaptıkları ödeme işlemlerini kaydeden ve vergi denetimi için kayıt altına alan elektronik bir cihazdır. Türkiye’de ÖKC kullanımı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ve Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) düzenlemeleriyle zorunlu hale getirilmiştir. Günümüzde, yeni nesil ÖKC’ler modern ödeme sistemleriyle uyumlu çalışıyor. Yani kredi kartı, banka kartı ya da temassız ödeme gibi işlemler, POS entegrasyonu sayesinde doğrudan kaydedilebiliyor. Böylece satış bilgileri hem Gelir İdaresi’nin sistemine hem de işletmenin kendi muhasebe altyapısına aynı anda aktarılıyor. ÖKC’ler sayesinde işletmeler, fatura veya fiş kesme, günlük satış raporu hazırlama ve mali hafıza yönetimi gibi işlemleri dijital ortamda kolayca yapabiliyor. Bu sistem, vergi şeffaflığını artırırken manuel hataları azaltıyor ve denetim süreçlerini de oldukça pratik hale getiriyor.

Ön Ödemeli Kart (Prepaid Card)

Ön ödemeli kartlar, kullanıcıların içine önceden para yükleyip, sadece o bakiye kadar harcama yapabildiği pratik ve nakitsiz ödeme araçlarıdır. Bir banka hesabına bağlı olmadan çalışırlar; yani kartınızda ne kadar para varsa, o kadar harcayabilir veya para transferi yapabilirsiniz. Kredi kartlarından farklı olarak, borçlanmak yerine sadece mevcut bakiyenizi kullanırsınız. Genellikle bankalar ya da elektronik para kuruluşları tarafından sunulan bu kartlar, hem mağazalarda hem de internet alışverişlerinde rahatlıkla kullanılabilir. Ön ödemeli kartların birçok avantajı var: Bütçenizi kolayca kontrol edebilirsiniz, hediye kartı olarak kullanabilirsiniz, gençler için güvenli bir harcama alternatifi sunar ve seyahatlerde büyük kolaylık sağlar. Kartınıza para yüklemek de oldukça kolay; banka transferiyle, mobil uygulama üzerinden ya da yetkili satış noktalarından bakiye ekleyebilirsiniz. Ön ödemeli kartlar, EMV çip, PIN ve 3D Secure gibi modern koruma standartlarıyla donatıldığı için güvenlidir. Türkiye’de ise ön ödemeli kartlar, 6493 sayılı Kanun kapsamında, TCMB’den lisanslı elektronik para kuruluşları tarafından düzenlenir.

Para Birimi - Para Birimi Kodu - Para Birimi Notları

Para birimi, bir ülkenin ekonomik değerini ölçmek ve alışverişte kullanmak için başvurduğu resmi değişim aracıdır. Yani, markette bir ekmek alırken ödediğimiz, maaşımızı aldığımız ya da bir kahveye fiyat biçerken kullandığımız şey aslında para birimidir. Her ülkenin kendi merkez bankası tarafından çıkarılan kendine özgü bir para birimi vardır. Örneğin, Türkiye’de Türk Lirası (TL) kullanılırken, Amerika Birleşik Devletleri’nde Amerikan Doları (USD) geçerlidir. Uluslararası işlemlerde kafa karışıklığını önlemek için ise her para birimine ISO 4217 standardına göre üç harfli bir kod verilir. Mesela Türk Lirası “TRY”, Euro “EUR”, Amerikan Doları “USD”, İngiliz Sterlini ise “GBP” olarak kodlanır. Para birimleri hem fiziksel olarak yani cebimizde taşıdığımız banknot ve madeni paralar şeklinde hem de dijital olarak örneğin elektronik para ya da dijital lira gibi bulunabilir. Bir para biriminin değeri ise enflasyon, faiz oranları, döviz rezervleri ve ekonomik istikrar gibi pek çok etkene bağlı olarak değişebilir. Dünya genelinde bazı para birimleri, örneğin Amerikan Doları (USD), Euro (EUR) ve Japon Yeni (JPY), rezerv para olarak kabul edilir; yani ülkeler bu paraları uluslararası ticarette ve döviz rezervlerinde sıklıkla kullanır. Türkiye’de ise para biriminin basılması ve para politikalarının yönetimi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) aittir.

Para Transfer Limiti

Para transfer limiti, bir kullanıcının belirli bir süre içinde (örneğin günlük, haftalık veya aylık olarak) gönderebileceği ya da alabileceği en yüksek para miktarını ifade eder. Bu limitler, bankalar, elektronik para kuruluşları veya ödeme hizmeti sağlayıcıları tarafından; güvenliği sağlamak, kara para aklamayı önlemek ve yasal düzenlemelere uyum sağlamak amacıyla belirlenir. Transfer limitleri; yapılan işlemin türüne (EFT, havale, FAST, döviz transferi gibi), kullanıcının segmentine (bireysel ya da kurumsal) ve işlemin yapıldığı kanala (mobil bankacılık, internet ya da şube) göre değişiklik gösterebilir. Örneğin, FAST sistemi için Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından işlem başına belirlenen limit şu anda 50.000 TL’dir ve bu tutar dönemsel olarak güncellenebilir. Ayrıca, ön ödemeli kartlar veya elektronik para hesaplarında da limitler, 6493 sayılı Kanun ve TCMB düzenlemeleriyle belirlenen üst sınırlarla sınırlıdır. Kısacası, transfer limitleri; kullanıcıların güvenliğini sağlamak, dolandırıcılık riskini azaltmak ve işlem hacmini kontrol altında tutmak için dinamik olarak yönetilir.

Para Transferi

Para transferi, bir kişi ya da kurumun belirli bir miktar parayı başka bir hesaba veya kişiye göndermesi anlamına gelir. Bu işlem, aynı banka içinde (havale), farklı bankalar arasında (EFT), anlık sistemler aracılığıyla (FAST) ya da uluslararası ağlar üzerinden (SWIFT) yapılabilir. Para transferinin temel amacı, nakit taşımaya gerek kalmadan, dijital ortamda güvenli bir şekilde para göndermektir. Transfer sırasında genellikle gönderici ve alıcı bilgileri, IBAN veya hesap numarası, gönderilecek tutar ve açıklama gibi bilgiler girilir. Bankalar, elektronik para kuruluşları ve finansal teknoloji şirketleri, bu hizmetleri TCMB ve BDDK’nın belirlediği kurallara uygun şekilde sunar. Eğer döviz transferi yapılacaksa, muhabir bankalar ve uluslararası para transfer sistemleri devreye girer. Günümüzde para transferleri çoğu zaman saniyeler içinde tamamlanabiliyor; ancak işlem limiti, ücret ve süresi, seçilen transfer yöntemine göre değişiklik gösterebilir.

Pazar Yeri (Marketplace)

Pazar yeri (marketplace), birden fazla satıcının ürün veya hizmetlerini tek bir dijital platform üzerinden müşterilere sunabildiği çevrim içi ticaret modelidir. Bu sistemde platform, satıcılar ile alıcıları bir araya getirir; satış, ödeme, lojistik ve müşteri destek süreçlerini yönetir. Satıcılar kendi mağazalarını açarak ürünlerini sergilerken, müşteriler farklı markaları aynı platformda karşılaştırma ve satın alma fırsatı bulur. Pazar yerleri, e-ticaret ekosisteminin en önemli unsurlarından biridir. Türkiye’de Trendyol, Hepsiburada, ÇiçekSepeti, Amazon ve N11 gibi platformlar; küresel ölçekte ise Amazon, eBay ve Etsy örnek gösterilebilir. Bu platformlar, genellikle komisyon bazlı gelir modeliyle çalışır ve satıştan belirli bir oran alır. Pazar yeri modeli, küçük işletmelerin çevrim içi görünürlük kazanmasını, tüketicilerin ise daha geniş ürün yelpazesine ulaşmasını sağlar.

PCI-DSS (Payment Card İndustry Data Security Standard)

PCI-DSS, yani “Payment Card Industry Data Security Standard” (Ödeme Kartı Endüstrisi Veri Güvenliği Standardı), kartlı ödeme işlemlerinde veri güvenliğini sağlamak için oluşturulmuş uluslararası bir standartlar bütünüdür. Visa, Mastercard, American Express, Discover ve JCB gibi büyük kart şirketleri tarafından geliştirilmiştir. Temel amacı, kart sahibi bilgilerini kart numarası, CVV, son kullanma tarihi gibi hassas verileri yetkisiz erişim, sızma veya kötüye kullanıma karşı korumaktır. PCI-DSS, ödeme sistemleriyle çalışan tüm kurumlar için veri koruma, ağ güvenliği, erişim kontrolü ve düzenli güvenlik testleri gibi 12 temel gereksinim belirler. Bu standartlara uymak; kart verilerini işleyen bankalar, ödeme kuruluşları, e-ticaret siteleri ve hizmet sağlayıcılar için zorunludur. PCI-DSS uyumlu altyapılar, veri ihlallerini önler, dolandırıcılık riskini azaltır ve kullanıcıların güvenini artırır. Kısacası, modern ödeme sistemlerinin güvenlik açısından vazgeçilmez bir parçasıdır.

POS (Point Of Sale / POS Cihazı)

POS, yani “Point of Sale” ifadesinin kısaltması, satış noktalarında ödeme işlemlerini gerçekleştiren elektronik cihaz ya da yazılım sistemini ifade eder. Türkçede genellikle POS cihazı olarak bilinir. Müşteri alışverişini kredi kartı, banka kartı ya da temassız ödeme yöntemiyle tamamlamak istediğinde, POS cihazı bu işlemi ödeme ağı (örneğin Visa, Mastercard, Troy gibi) üzerinden kartı veren bankaya iletir. Banka, kartın bakiyesini veya limitini kontrol ettikten sonra işlemi onaylar (buna otorizasyon denir) ve tutar iş yerinin hesabına aktarılır. POS sistemleri sadece fiziksel cihazlarla sınırlı değildir; sanal POS, mobil POS (mPOS) ya da entegre yazılım POS gibi farklı şekillerde de kullanılabilir. Günümüzün modern POS cihazları; temassız ödeme, QR kod ile ödeme, çoklu para birimi desteği, taksitlendirme ve iade işlemleri gibi pek çok özelliği de destekler. POS altyapısı sayesinde perakende, restoran, e-ticaret ve hizmet sektörlerinde satış işlemleri hızlı, güvenli ve kayıt altında bir şekilde tamamlanır. Kısacası, POS sistemleri hem işletmelerin hem de müşterilerin hayatını kolaylaştıran vazgeçilmez bir teknoloji haline gelmiştir.

Provizyon

Provizyon, kartlı ödeme sistemlerinde yapılan bir işlemin, kartı veren banka tarafından geçici olarak onaylanması ve işlem tutarının geçici olarak bloke edilmesi anlamına gelir. Yani, ödeme tutarı hemen kart sahibinin hesabından çekilmez; bunun yerine, harcanabilir bakiye veya kredi limitinden düşülerek bir kenara ayrılır. İşlem, banka ve ödeme ağı (örneğin Visa, Mastercard, Troy gibi) tarafından doğrulandıktan sonra kesinleşir ve bu tutar iş yerinin hesabına aktarılır. Provizyon süreci, özellikle otel rezervasyonları, araç kiralama, e-ticaret ve sanal POS işlemlerinde sıkça karşımıza çıkar. Bunun amacı, işlemin doğruluğunu ve kart sahibinin ödeme güvencesini sağlamaktır. Eğer belirli bir süre içinde işlem iptal edilmez veya iade edilmezse, provizyon otomatik olarak tahsilata dönüşür. Bu sistem, hem işletmeler hem de kullanıcılar için güvenli bir ödeme deneyimi sunar, sahtecilik riskini azaltır ve işlemlerin doğru bir şekilde kaydedilmesini sağlar.

Referans Numarası

Referans numarası, bir işlemi ya da kaydı diğerlerinden ayırmak için sistemin otomatik olarak oluşturduğu özel bir numaradır. Özellikle bankacılık, ödeme sistemleri, e-ticaret ve çağrı merkezi işlemlerinde sıkça karşımıza çıkar. Her işlem için farklı bir referans numarası üretilir; böylece para transferleri, kart ödemeleri, siparişler veya destek talepleri kolayca takip edilebilir. Ödeme işlemlerinde bu numara, bankalar veya ödeme kuruluşları tarafından otomatik olarak atanır ve hem gönderen hem de alıcı için işlemin doğruluğunu kontrol etmede kullanılır. Eğer bir transferin durumunu öğrenmek ya da bir sorun bildirmek isterseniz, genellikle bu referans numarasını paylaşmanız gerekir. Referans numaraları genellikle 10 ila 20 karakter uzunluğunda, harf ve rakamlardan oluşan benzersiz bir dizidir. Bu sistem sayesinde işlemler birbirine karışmaz, kayıtlar güvenli bir şekilde tutulur ve finansal süreçler kolayca izlenebilir. Kısacası, referans numarası hem sizin hem de kurumların işini oldukça kolaylaştırır.

SaaS (Software as a Service)

SaaS, yani “Software as a Service” (Hizmet Olarak Yazılım), yazılımın internet üzerinden hizmet olarak sunulduğu bir bulut bilişim modelidir. Bu sistemde kullanıcılar, yazılımı satın alıp kendi bilgisayarlarına kurmak yerine, web tarayıcısı ya da bir uygulama üzerinden, genellikle abonelikle erişim sağlarlar. Altyapı, bakım, güncellemeler ve güvenlik gibi işler ise tamamen yazılım sağlayıcısı tarafından halledilir. SaaS’ın en büyük avantajları arasında düşük maliyet, kolay erişim ve ihtiyaçlara göre kolayca büyüyüp küçülebilme (ölçeklenebilirlik) yer alıyor. E-posta servisleri, CRM sistemleri, muhasebe ve proje yönetimi araçları, SaaS’ın en bilinen örneklerinden bazıları. Özellikle ödeme sistemlerinde SaaS çözümleri, işletmelere sanal POS, fatura yönetimi ve abone bazlı tahsilat gibi hizmetleri hızlıca entegre etme imkânı sunuyor. Kısacası, SaaS modern işletmelerin dijital dönüşümünde kilit bir rol oynuyor. Donanım maliyetini ortadan kaldırıyor, uzaktan erişimi mümkün kılıyor ve her zaman güncel kalmayı oldukça kolaylaştırıyor.

Sanal Mağaza Nedir?

Sanal mağaza, işletmelerin ürün veya hizmetlerini internet üzerinden satışa sunduğu dijital satış noktasıdır. Fiziksel mağazalardan farklı olarak, müşteriler web sitesi veya mobil uygulama aracılığıyla ürünleri inceleyip satın alabilir. Sanal mağazalar, e-ticaret altyapısı, güvenli ödeme sistemleri, stok yönetimi, kargo entegrasyonu ve müşteri destek hizmetleriyle çalışır.

Bir sanal mağaza kurmak için alan adı (domain), e-ticaret altyapısı, ödeme geçidi (sanal POS) ve lojistik entegrasyonu gerekir. Ürünler kategorilere ayrılarak listelenir, kullanıcılar sepet oluşturur ve 3D Secure gibi güvenli ödeme yöntemleriyle alışverişini tamamlar. Sanal mağazalar, 7/24 erişim imkânı, düşük operasyon maliyeti ve geniş müşteri kitlesi avantajları sunar.

Türkiye’de sanal mağazalar, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve KVKK kapsamında faaliyet göstermektedir.

sanal POS

Sanal POS, işletmelerin internet üzerinden kredi kartı, banka kartı ya da ön ödemeli kartlarla kolayca ödeme almasını sağlayan dijital bir altyapıdır. Aslında, fiziksel POS cihazının online versiyonu gibi düşünebilirsiniz. E-ticaret sitelerinde, mobil uygulamalarda ve çeşitli dijital platformlarda rahatlıkla kullanılır. Müşteri ödeme adımına geldiğinde kart bilgilerini girer; ardından işlem, Visa, Mastercard, Troy gibi ödeme ağları üzerinden kartı veren banka tarafından doğrulanır ve onaylanır (yani otorizasyon gerçekleşir). Sanal POS, güvenli alışveriş için 3D Secure, SSL sertifikası ve PCI-DSS standartlarıyla uyumlu şekilde çalışır. İşletmelere sunduğu avantajlar arasında 7/24 ödeme alabilme, otomatik raporlama, birden fazla bankayla entegrasyon ve taksitli satış gibi seçenekler bulunur. E-ticaretle uğraşan firmalar genellikle bu hizmeti bankalardan veya ödeme kuruluşlarından temin eder. Kısacası, sanal POS dijital ticaretin vazgeçilmezlerinden biri olarak, hızlı, güvenli ve kayıt altında bir ödeme akışı sağlar.

Sayısal Noter Nedir?

Sayısal noter, dijital ortamda oluşturulan belgelerin, sözleşmelerin veya verilerin değiştirilmediğini ve belirli bir tarihte gerçekten var olduğunu kanıtlayan elektronik bir doğrulama sistemidir. Kısacası, klasik noter hizmetlerinin dijital dünyaya uyarlanmış halidir. Bu sistem; zaman damgası (timestamp), dijital imza ve elektronik sertifika gibi teknolojilerle çalışır. Temel amaç ise belgelerin bütünlüğünü, kaynağını ve tarihsel geçerliliğini güvenli bir şekilde doğrulamaktır. Sayısal noterlik; özellikle elektronik sözleşmelerin hazırlanmasında, dijital arşivlemede, telif hakkı korumasında, veri bütünlüğünün doğrulanmasında ve elektronik delil oluşturulmasında sıkça kullanılır. Bu hizmetler genellikle yetkili elektronik sertifika hizmet sağlayıcıları (ESHS) veya blockchain tabanlı noterlik platformları tarafından sunulur. Kısacası, sayısal noter; dijital belgelerin yasal geçerliliğini güçlendirir, manipülasyon riskini ortadan kaldırır ve dijital dönüşüm sürecinde güvenli belge yönetimi sağlar.

Segmantasyon

Segmentasyon, pazarlama ve veri analitiği dünyasında sıkça karşımıza çıkan bir kavram. Temelde, hedef kitlenizi ortak özelliklerine göre daha küçük alt gruplara, yani segmentlere ayırma sürecini ifade ediyor. Bu sayede müşteriler; davranışlarına, demografik özelliklerine, ilgi alanlarına veya ihtiyaçlarına göre sınıflandırılabiliyor. Amaç ise her bir gruba özel stratejiler geliştirerek daha etkili iletişim kurmak, kişiselleştirilmiş pazarlama yapmak ve doğru ürün ya da hizmet önerileri sunmak. Segmentasyonun genellikle dört ana türü var: Demografik (yaş, cinsiyet, gelir gibi), coğrafi (bulunduğu şehir ya da bölge), psikografik (yaşam tarzı, değerler) ve davranışsal (alışveriş sıklığı, marka sadakati, tercih edilen kanallar gibi). Özellikle e-ticaret ve finansal teknolojilerde segmentasyon, kullanıcı deneyimini iyileştirmek, kampanya başarısını artırmak ve sahtecilik riskini azaltmak için veri analitiği ve yapay zekâ destekli sistemlerle birlikte kullanılıyor. Kısacası, doğru segmentasyon yapmak markalar için hem müşteri memnuniyetini hem de gelir potansiyelini artıran, oldukça stratejik bir pazarlama aracı.

Soft POS (Software Point Of Sale)

Soft POS, yani “Software Point of Sale” (Yazılım Tabanlı Satış Noktası), fiziksel bir POS cihazına ihtiyaç duymadan, akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar üzerinden ödeme almanızı sağlayan bir yazılım çözümüdür. Bu sistem sayesinde işletmeler, NFC (Yakın Alan İletişimi) teknolojisine sahip telefon veya tabletleriyle temassız kart, dijital cüzdan ya da akıllı cihaz ödemelerini kolayca kabul edebilirler. Özellikle küçük işletmeler, saha satış ekipleri ve mobil çalışanlar için Soft POS, donanım maliyetini ortadan kaldıran pratik ve ekonomik bir alternatif sunar. Ödeme işlemleri sırasında tüm veriler EMV, PCI-DSS ve 3D Secure gibi uluslararası güvenlik standartlarına uygun şekilde şifrelenir. Ayrıca, uygulama üzerinden ödeme almak, işlem raporlarını görüntülemek ve tahsilat yönetimini yapmak tek bir platformda bir araya gelir. Finansal teknolojilerin (fintek) hızlı gelişimiyle birlikte, Soft POS çözümleri Türkiye’de de TCMB lisanslı ödeme kuruluşları tarafından kullanılmaya başlandı. Bu teknoloji, temassız ödemeleri hem daha erişilebilir hem de daha güvenli hale getirerek dijital dönüşüm sürecinin önemli bir parçası olmuştur.

SSL Sertifikası (Secure Socket Layer)

SSL Sertifikası, adını “Secure Socket Layer” ifadesinin kısaltmasından alır ve web siteleriyle kullanıcılar arasında aktarılan verilerin güvenli bir şekilde şifrelenmesini sağlayan dijital bir güvenlik protokolüdür. Özellikle e-ticaret siteleri, ödeme sayfaları ve kişisel veri toplayan platformlarda; kullanıcıların şifre, kart numarası veya kimlik bilgisi gibi hassas verilerinin korunmasında önemli bir rol oynar. Bir web sitesinde SSL sertifikası varsa, adres çubuğunda “https://” ifadesini ve yanında bir kilit simgesini görürsünüz. Bu, siteye girdiğiniz bilgilerin üçüncü şahıslar tarafından okunamayacağı anlamına gelir ve size ekstra bir güvenlik hissi verir. SSL teknolojisi, asimetrik şifreleme yöntemiyle çalışır; yani veriler yalnızca yetkili alıcı tarafından çözülebilecek şekilde şifrelenir. Sertifikalar, yetkili sertifika otoriteleri (CA) tarafından verilir ve belirli aralıklarla yenilenmeleri gerekir. Günümüzde SSL’in geliştirilmiş versiyonu olan TLS (Transport Layer Security) kullanılıyor ve bu teknoloji, güvenli internet iletişiminin temel taşlarından biri haline gelmiş durumda.

SWIFT BIC Kodu

SWIFT ya da BIC kodu, uluslararası para transferlerinde bankaların birbirinden ayırt edilmesini sağlayan standart bir koddur. “SWIFT” (Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication), dünya genelindeki bankaların iletişim kurmasını sağlayan bir ağdır. “BIC” (Bank Identifier Code) ise, bu ağda her bankaya özel verilen kimlik kodudur. Aslında, SWIFT ve BIC terimleri çoğu zaman aynı anlamda kullanılır. Bir SWIFT/BIC kodu genellikle 8 ya da 11 karakterden oluşur: İlk dört harf banka kodunu, sonraki iki harf ülke kodunu, ardından gelen iki harf ise şehir kodunu gösterir. Eğer kod 11 karakterliyse, son üç karakter de şube kodunu belirtir. Örneğin, TCZBTR2A kodu, Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası’nı temsil eder. Bu kodlar, uluslararası para transferleri (SWIFT transferi), döviz işlemleri ve yabancı bankalarla yapılan finansal iletişimlerde mutlaka gereklidir. SWIFT/BIC kodunun yanlış veya eksik girilmesi, işleminizin gecikmesine ya da tamamen iptal olmasına neden olabilir. Bu yüzden, para gönderirken doğru kodu kullandığınızdan emin olmanızda fayda var.

Takas (Swap)

Takas, finansal piyasalarda iki tarafın belirli koşullarda varlık ya da nakit akışını birbirleriyle değiştirdiği bir işlemdir. İngilizcede “swap” olarak bilinen bu yöntem, özellikle faiz, döviz veya emtia gibi sözleşmelerde sıkça karşımıza çıkar. En yaygın swap türleri ise faiz takası (interest rate swap) ve döviz takasıdır (currency swap). Faiz takasında, taraflar sabit faizli ve değişken faizli ödemelerini karşılıklı olarak değiştirir. Döviz takasında ise farklı para birimlerinde olan borç veya alacaklarını birbirleriyle takas ederler. Bu işlemler genellikle risk yönetimi, maliyetleri düşürme ya da kur ve faiz dalgalanmalarına karşı korunma amacıyla yapılır. Bankalar ve finans kuruluşları swap işlemlerini çoğunlukla bir tür “hedging” yani korunma stratejisi olarak kullanır. Türkiye’de ise bu işlemler, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) düzenlemelerine tabidir.

Tekrarlı Tahsilat (Subscription)

Tekrarlı tahsilat, adından da anlaşılacağı gibi, belirli aralıklarla (günlük, aylık ya da yıllık) otomatik olarak gerçekleşen ödeme işlemlerini ifade eder. İngilizce’de buna “subscription” yani abonelik sistemi deniyor ve özellikle dijital platformlar, üyelik programları, sigorta, yazılım (SaaS) ve aidat ödemeleri gibi abonelik tabanlı iş modellerinde sıkça karşımıza çıkıyor. Bu sistemde, müşteri bir kez ödeme bilgilerini giriyor ve sonraki ödemeler otomatik olarak aynı karttan ya da hesaptan çekiliyor. Böylece kullanıcılar her seferinde yeniden ödeme yapmakla uğraşmıyor, işletmeler de düzenli bir nakit akışı elde etmiş oluyor. Üstelik işlemler, tokenizasyon ve PCI-DSS gibi güvenlik standartlarıyla korunduğu için kart bilgileriniz de güvende tutuluyor. Tekrarlı tahsilat, hem banka altyapısı (sanal POS) hem de ödeme kuruluşlarının sunduğu API sistemleri üzerinden kolayca uygulanabiliyor. Özellikle e-ticaret ve finans teknolojileri alanında, müşteri sadakatini artırmak, gelir akışını düzenli tutmak ve operasyonel verimliliği sağlamak açısından oldukça önemli bir ödeme yöntemi haline gelmiş durumda.

Temassız Ödeme

Temassız ödeme, kartınızı, telefonunuzu, akıllı saatinizi ya da başka bir mobil cihazınızı POS cihazına yaklaştırarak, hiçbir fiziksel temas olmadan ödeme yapmanızı sağlayan pratik bir dijital ödeme yöntemidir. Bu teknoloji, NFC (Yakın Alan İletişimi) adı verilen bir altyapı sayesinde çalışır ve genellikle cihazlar arasında 4–5 cm mesafede veri aktarımı yapılır. Temassız kartlarda, klasik manyetik şerit ya da çipli kartlardan farklı olarak, ödeme sırasında kartınızı ya da cihazınızı okutmanız yeterlidir. Küçük tutarlı alışverişlerde genellikle şifre girmenize gerek kalmaz; daha yüksek tutarlarda ise güvenlik için doğrulama istenir. Mobil cihazlarla yapılan temassız ödemelerde ise tokenizasyon, biyometrik doğrulama (örneğin parmak izi ya da yüz tanıma) ve 3D Secure gibi ek güvenlik önlemleri devreye girer.Hızlı işlem süresi, hijyenik kullanım ve güvenlik gibi avantajları sayesinde temassız ödeme; mağazalarda, toplu taşıma sistemlerinde ve perakende sektöründe her geçen gün daha fazla tercih ediliyor.

Token

Token, dijital güvenlik ve ödeme sistemlerinde, kullanıcıya veya belirli bir işleme özel olarak üretilen benzersiz bir dijital kimlik ya da doğrulama kodudur. Temel amacı, hassas bilgileri örneğin kart numarası veya oturum bilgisi gibi doğrudan paylaşmak yerine, işlemleri güvenli bir şekilde gerçekleştirmektir. Ödeme sistemlerinde, tokenizasyon yöntemi sayesinde gerçek kart numarası yerine rastgele oluşturulmuş bir token kullanılır. Bu token sadece belirli bir işlem, cihaz veya iş yeri için geçerlidir. Böylece kart bilgilerinin çalınması ya da kötüye kullanılması riski büyük ölçüde azalır. Benzer şekilde, yazılım, kimlik doğrulama veya blockchain gibi alanlarda da tokenlar; erişim izni, dijital kimlik veya varlık temsilcisi olarak görev yapar. Kısacası, token hem güvenliği artırır hem de işlemleri kolaylaştırır; dijital ekosistemin vazgeçilmez bir parçasıdır. Özellikle 3D Secure, mobil cüzdanlar, API entegrasyonları ve abonelik sistemleri gibi alanlarda, ek bir veri koruma katmanı olarak önemli bir rol oynar.

TR Karekod

TR Karekod, Türkiye’de ödeme işlemlerini kolaylaştırmak için geliştirilen standart bir karekod sistemidir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından belirlenen Ödeme Sistemlerinde Karekod Standardı’na uygun olarak tasarlanmıştır. Temel hedefi, tüm finansal kuruluşların ve ödeme sistemlerinin, birbiriyle uyumlu ve güvenli bir karekod altyapısı üzerinden çalışmasını sağlamak. TR Karekod sayesinde, ödeme yaparken artık kart bilgisi, IBAN ya da hesap numarası girmenize gerek kalmaz. Sadece karekodu okutarak işlem yapabilirsiniz. Bu karekodun içinde; ödeme tutarı, alıcı bilgileri ve işlem referansı gibi gerekli tüm bilgiler yer alır. Kullanıcılar, bankalarının veya elektronik para kuruluşlarının mobil uygulamasıyla karekodu taratıp, saniyeler içinde ödemelerini kolayca gerçekleştirebilirler. Sistem, FAST (Fonların Anlık ve Sürekli Transferi) altyapısıyla entegre çalışır ve hem bireysel hem de kurumsal ödemelerde kullanılabilir. Güvenli, hızlı ve standart bir dijital ödeme yöntemi olan TR Karekod, Türkiye’nin nakitsiz ödeme ekosisteminin önemli bir parçası haline gelmiştir.

TROY

TROY, adını “Türkiye’nin Ödeme Yöntemi” ifadesinin baş harflerinden alıyor ve Türkiye’nin yerli kartlı ödeme sistemi olarak 2016 yılında Bankalararası Kart Merkezi (BKM) tarafından hayata geçirildi. Visa ve Mastercard gibi uluslararası kartlara alternatif olarak geliştirilen TROY, Türkiye’de yapılan kartlı işlemlerin tamamen ulusal bir altyapı üzerinden gerçekleşmesini sağlıyor. TROY logolu kartlar; banka kartı, kredi kartı ya da ön ödemeli kart olarak düzenlenebiliyor ve Türkiye’deki tüm POS cihazlarında, ATM’lerde ve e-ticaret sitelerinde rahatlıkla kullanılabiliyor. Ayrıca, bu kartlar EMV (çipli kart standardı), temassız ödeme (NFC) ve 3D Secure gibi güncel güvenlik protokolleriyle de uyumlu. TROY’un temel amacı, Türkiye’nin ödeme sistemlerinde yerli, güvenli ve bağımsız bir alternatif sunmak; işlem maliyetlerini düşürmek ve finansal verilerin ülke sınırları içinde kalmasını sağlamak. Bugün birçok banka ve elektronik para kuruluşu, müşterilerine TROY logolu kart seçenekleri sunuyor.

Tüketici Hakem Heyeti Nedir?

Tüketici Hakem Heyeti, tüketicilerle satıcılar veya hizmet sağlayıcılar arasında yaşanan anlaşmazlıkları çözmekle görevli bir idari kurumdur. Bu heyetler, Ticaret Bakanlığı’na bağlı olarak hem il hem de ilçe düzeyinde faaliyet gösterir. Temel amaçları ise, tüketiciyle satıcı arasındaki sorunları mahkemeye gitmeden önce hızlı, ücretsiz ve adil bir şekilde çözmektir. Tüketici Hakem Heyeti’ne; ayıplı mal ya da hizmet, iade talepleri, fazla ücret alınması, garanti ve cayma hakkı gibi pek çok konuda başvuru yapabilirsiniz. Başvurularınızı e-Devlet üzerinden online olarak ya da doğrudan il veya ilçe heyetlerine giderek gerçekleştirebilirsiniz. Her yıl belirlenen parasal sınırların altında kalan anlaşmazlıklarda, heyetin verdiği kararlar bağlayıcıdır. Heyetin kararları idari yaptırım gücüne sahiptir. Taraflar isterlerse karara itiraz edebilir, ancak verilen karara uymak yasal bir zorunluluktur. Kısacası, Tüketici Hakem Heyetleri tüketici haklarının korunmasında pratik ve etkili bir çözüm sunar.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türkiye’de para politikasını belirleyen ve fiyat istikrarını sağlamakla görevli, bağımsız bir kamu kurumudur. 1930 yılında kurulan Merkez Bankası’nın en temel amacı, Türk Lirası’nın değerini koruyarak ekonomik istikrarı desteklemektir. TCMB’nin başlıca görevleri arasında; para arzını ve faiz oranlarını düzenlemek, döviz rezervlerini yönetmek, bankalara likidite sağlamak ve ödeme ile mutabakat sistemlerini işletmek yer alıyor. Ayrıca, elektronik para kuruluşlarını lisanslamak ve Türkiye’de EFT, FAST ve TR Karekod gibi ödeme altyapılarını geliştirmek de Merkez Bankası’nın sorumlulukları arasında. Para politikasını belirlerken TCMB, enflasyon hedeflemesi yapıyor; gerektiğinde döviz piyasasına müdahale edebiliyor ve finansal istikrarı gözetiyor. Tüm bu önemli kararlar ise Para Politikası Kurulu (PPK) tarafından alınıyor. Kısacası, TCMB hem geleneksel bankacılıkta hem de dijital finans dünyasında Türkiye ekonomisinin en önemli düzenleyici kurumlarından biri olarak görev yapıyor.

Uluslararası Para Transferi

Uluslararası para transferi, bir ülkedeki kişi ya da kurumun, başka bir ülkedeki alıcıya yabancı para göndermesini sağlayan bir finansal işlemdir. Bu süreçte, farklı ülkelerdeki bankalar veya ödeme kuruluşları arasında döviz cinsinden para aktarılır. En yaygın yöntemlerden biri SWIFT sistemidir; bankalar bu güvenli mesajlaşma ağı sayesinde para transferlerini gerçekleştirir. Uluslararası transfer yaparken, göndericinin alıcının adı, IBAN veya hesap numarası, banka adı ve SWIFT/BIC kodu gibi bilgileri paylaşması gerekir. İşlemin tamamlanması genellikle 1 ila 5 iş günü sürer. Ayrıca, kullanılan aracı bankalara bağlı olarak komisyon veya muhabir banka ücreti alınabilir. Son yıllarda, fintech şirketleri ve elektronik para kuruluşları da dijital platformlar üzerinden daha hızlı ve genellikle daha düşük maliyetli transfer hizmetleri sunmaya başladı. Ancak transfer sırasında döviz kuru farkları ve ülkelerin düzenlemeleri de göz önünde bulundurulmalıdır. Kısacası, uluslararası para transferi; küresel ticaretin, göçmen ödemelerinin ve kişisel finansal işlemlerin vazgeçilmez bir parçasıdır.

Üye İşyeri Anlaşması Yapan Kuruluş (Acquirer)

Bir üye işyeri anlaşması yapan kuruluş, yani İngilizce adıyla “acquirer”, kartlı ödeme işlemlerinde iş yerleri adına kart kabul eden, işlemleri doğrulayan ve tahsilat sürecini yöneten finansal bir kuruluştur. Bu kuruluşlar, iş yerleriyle “üye işyeri sözleşmesi” imzalayarak POS veya sanal POS hizmeti sunar ve kartlı işlemlerden doğan ödemelerin iş yeri hesabına aktarılmasını organize eder. Acquirer, ödeme işlemini kartı çıkaran kuruluş (issuer) ve kart ağı (Visa, Mastercard, Troy gibi) üzerinden doğrular; ardından ödemenin iş yerinin hesabına geçmesini sağlar. Bunun yanında, chargeback (ters ibraz) yönetimi, sahtecilik önleme, taksitlendirme ve kampanya entegrasyonu gibi süreçlerle de ilgilenir. Türkiye’de acquirer olarak bankalar ve TCMB’den lisans almış ödeme kuruluşları faaliyet gösterebilir. Kısacası, bu sistem kartlı ödeme ekosisteminin temel taşlarından biridir ve iş yerlerinin kartlı işlemleri güvenli, hızlı ve standart bir şekilde gerçekleştirmesini sağlar.

Vadeli Mevduat             

Vadeli mevduat, bireylerin ya da kurumların paralarını belirli bir süre için bankaya yatırdıkları ve vade sonunda hem ana paralarını hem de faiz kazancını aldıkları bir hesap türüdür. Buradaki önemli nokta, parayı yatırdığınız süreyi (örneğin 1 ay, 3 ay, 6 ay ya da 1 yıl gibi) önceden seçmenizdir. Eğer paranızı bu süre dolmadan çekmek isterseniz, faiz hakkınızı tamamen ya da kısmen kaybedebilirsiniz. Ama vade bittiğinde, kazandığınız faiz anaparaya eklenir ve birlikte hesabınıza ödenir. Vadeli mevduatın faiz oranı; seçtiğiniz vade süresine, yatırdığınız para birimine (TL, USD, EUR gibi) ve piyasa koşullarına göre değişiklik gösterir. Bankalar, müşterilerine farklı vadelerde ve çeşitli faiz türlerinde (basit, bileşik, değişken gibi) seçenekler sunar. Ayrıca, Türkiye’de vadeli mevduat hesapları, belirli bir tutara kadar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) güvencesi altındadır. Kısacası, vadeli mevduat; kısa veya orta vadede, risk almak istemeyen ve birikimlerini güvenle değerlendirmek isteyenler için oldukça uygun bir yatırım aracıdır.

Yurt Dışı Para Transferi

Yurt dışına para göndermek, bir ülkedeki kişi ya da kurumun, başka bir ülkedeki alıcıya döviz cinsinden para aktarmasını sağlayan bir finansal işlemdir. Genellikle bu transferler SWIFT ağı üzerinden gerçekleşir ve farklı para birimlerinde yapılır. Gönderici, işlemi başlatmak için alıcının adı, IBAN ya da hesap numarası, banka adı ve SWIFT/BIC kodu gibi bilgileri girer. Transferin ne kadar süreceği; kullanılan bankalara, aradaki muhabir bankalara ve hedef ülkeye göre değişiklik gösterebilir. Çoğu zaman işlem 1 ila 5 iş günü içinde tamamlanır. Bu süreçte muhabir banka ücretleri veya transfer komisyonları gibi ek masraflar çıkabilir. Ayrıca, döviz kuru farkı da toplam maliyeti etkileyen önemli bir unsur olabilir. Yurt dışı para transferi; banka şubelerinden, internet bankacılığından, mobil uygulamalardan ya da elektronik para kuruluşları aracılığıyla yapılabilir. Son yıllarda finansal teknoloji (fintek) çözümleri sayesinde bu işlemler çok daha hızlı, uygun maliyetli ve şeffaf hale geldi. Kısacası, yurt dışı para transferi; uluslararası ticaret, eğitim, seyahat ve kişisel finansal işlemler gibi pek çok alanda en sık tercih edilen ödeme yöntemlerinden biri olarak öne çıkıyor.